16 Şubat 2016 Salı

GURBET


Gurbetten sılaya hicran türküsü
Dilime takmışım söyler dururum
Hayatım cıhanda devran öyküsü
Nağmeler yakmışım söyler dururum.

Yüreği sızlatan esbab-ı firak
Bitmedi acılar olmadı durak
Bir sefer etmemiz imkândan ırak
Yollara bakmışım söyler dururum

Duvarlar örüldü yola dağlardan
Sılada kim kaldı eski sağlardan
Sanki bir fermandır geçmiş çağlardan
Acılar çekmişim söyler dururum.

Maziden atiye pekçok hatıra
Gelen her ne varsa yazdım satıra
Fatiha okurken veli yatıra
Kabrine çökmüşüm söyler dururum

Nihayet gün geldi hasret son buldu
Özlemiş olduğum dosttan kim kaldı
Hoş geldin diyen yok bize ne oldu
Kalplerden çıkmışım söyler dururum

Bir satır yazmadım ahbaba dosta
Demedim kim dertli kim var ki hasta
Vallahi haklılar hem bu hususta
Gönlü ben yıkmışım söyler dururum.

15.02.2016

               Bedri Tahir Adaklı

UNSURLAR


Hülyalar dünyası toprak üstü nur
Zeminde kaynaşma oluşur sanki
Nur, su, hava, toprak dört arş bulunur
Altında üç unsur gelişir sanki

Bir gonca görünür çıkar kenardan
Selamla birlikte sunulur yardan
Yokluğu var eder tecelli yerden
Dört unsur dört arşı bölüşür sanki

Nur ve su karışır toprak yarılır
Havanın eliyle çamur karılır
Görünmez bir yerden kalpler verilir
Kendinden zanneder çalışır sanki

Zamanla yuğrulmuş ateşten zemin
İnsanın atası etmişti yemin
Sözü mü kendi mi hangisi emin
Unutup dünyaya doluşur sanki

Çok kimse kimsede tenkide medar
Kulp taksa etmez mi dünyayı dar
Böylece günaha olur hissedar
Bu benim hakkım der gülüşür sanki

Sonunda kıyamet yaklaşır elbet
Cennete gidenler kalır müebbet
Buradan oraya eder muhabbet
Gitmez de kalmaya alışır sanki.

01.02.2016

                 Bedri Tahir Adaklı

GAZETEM


Kalemin ucuyla çok kuyu kazdık
Fikirler suyunu bulalım diye
İnceden inceye herşeyi yazdık
Cihana bu ünü salalım diye 

İnsanlar uğruna bir şeyler üret
Hukukta adil ol hak yolda diret
Sevgiyi saygıyı bihakkın öğret
İlimden bir nasip alalım diye

Kiminde edep yok şetmeder durur
Kimisi yalanın gözünden vurur
Kimi de hak yola ısrarla yürür
Daima huzurlu kalalım diye

İlimden nehirler çağlasın gitsin
Tenbellik silkinsin gafleti atsın
Teşvikle istidat elini tutsun
Terakki yurduna dalalım diye

Tefekkür ederek kullansak aklı
Bu millet kalbinde ah neler saklı
NUR’larda neştiyat olmaz yasaklı
Hukuku tam hâkim kılalım diye

Nedir bu saldırış kesmez hızını
Yeni Asya yazdı gördük izini
Basında düşmanlar dikmiş gözünü
Neşrinde ne varsa yolalım diye.

22.01.2016

               Bedri Tahir ADAKLI

İSTİŞÂRE


Ölçümüz bulunur bizim ölçümüz
Keseriz biçeriz döşe geleni
Kararsız kalmışsa eğer içimiz
Şûrayla çözeriz işe geleni

Fikirler muhtelif çare muhtelif
Müellif mevzuyu etmez mi telif
Tercihte doğruluk sanki bir elif
Hükümle alırız hoşa geleni

İlimden her ölçü âdeta rehber
Aksilik olursa verilir ihbar
İstişare etsek odur mûteber
O zaman yenmez mi dişe geleni

Şûrâyı toplamak istersen eğer
Ya onda ya bunda ararız değer
Dersin ki güç-kuvvet hayırmış meğer
Yenildi denmez mi tuşa geleni.

Elbette dereler inişe akar
Olur ya bir şeyler önünü tıkar
O zaman der misin bundan ne çıkar
Su sapar akarken taşa geleni

Burnunun diki mi doğru sandığın
Azınlık sözüne bakıp kandığın
Ekseri beşere arka döndüğün
Bak artık kabüllen başa geleni


25.01.2016

               Bedri Tahir ADAKLI

Şairin Beyanı


Şairin gönlünde bir nehir çağlar
Kaynağı kalbinden çıkmış gibidir
Kalemi titrerken yüreği dağlar
O mana kaynayıp akmış gibidir.

Böyledir şairler sever insanı
Edepli edibin budur ihsanı
Gönlünde gül çoktur yoktur noksanı
Boynuna bir deste takmış gibidir

İçinde bir yeri titreyip durur            
Hisleri dışına söz olup vurur
Bir manâ kasrına şiirle varır
Hitabet tahtına çakmış gibidir

Bir şair bir şahsa hal hatır sorsa
Hak söyler sözüyle her ne diyorsa
Kelamı nazmedip bir mana verse
Derdini dostuna dökmüş gibidir

Gurbeti düşünür vuslatı anar
Yüreği ateştir köz olur yanar
Bu hali görenler belki de kınar
Bağrını yarmış da bakmış gibidir.

Kimseden bahsetmez ileri geri
Burası olmasın gıybetin yeri
Bir şeyler söylerse şairin eri
Beyanla hasmını yakmış gibidir.

20.01.2016

               Bedri Tahir ADAKLI