28 Ocak 2017 Cumartesi

DÜŞ GİBİ


Fani olan bu dünyayı tutma yurt
Hele bir bak uçup giden kuş gibi
Madem baki lezzetler var etme dert
Takmıyorum diyebilen baş gibi.

Hatta baksan zaman akan su olur
Gürül-gürül akar gider kaybolur
Bu dünyada sahte hüsün sunulur
Kömür ile karartılmış kaş gibi.

Her ne varsa pek sanatlı yapılmış
Birçok beşer boş sözlere kapılmış
Düşünmemiş bunu Yapan nasılmış
Uğraşılmış neticesiz iş gibi.

Ana-baba senden önce gitmişti
Ölüm ile o acıyı tatmıştı
Son nefeste bir işaret etmişti
O işaret manasız ve boş gibi.

Bu olanlar tesadüfün işidir
Diyen adam kesin ahmak kişidir
Özrü varsa belki gözü şaşıdır.
Dikkat etsen beyinsiz bir baş gibi

Bu dünyanın güzelliği Güzel’den
İmanın var geldi dersin Ezelden
Tevbe et ki bağışlasın tezelden
Mest olduğun sevinçli bir düş gibi

Dünya gider direnmemiz boşuna
Bırak gitsin gitmese de hoşuna
Cennette o, otuzüçlük yaşına
Uygun olan huriler var eş gibi.

25.01.2017
                  Bedri Tahir Adaklı
kamı ikbali malı kırıldı.


15.01.2017

Bedri Tahir Adaklı

Sayılı Günler



Gün tutup götürdü diğer günleri
Zorlandı taşırken beli kırıldı                                                                                          
Yarına ah çekti dünün günleri
El edip sallarken eli kırıldı.

Vakit bu, ne san ki, şunun şurası                                                                                  
Bir günle bir günün kısa arası
Sürürken oluşur firak yarası
Durdurmak isterken kolu kırıldı                                                                                                                                                                                                             Verse de meyveyi ömür ağacı
Ya buruk oluyor ya da çok  acı                                                                                                           Neslinden atiye tohum kalıcı
Ekilen fidanın dalı kırıldı.

Kadere mâleder bakmaz kusura
Kapıldı tüm güller bir teessüre
Bülbül de kahroldu uzun bir süre
Çığlığı basarken dili kırıldı

Ne gençlik dinliyor ne de çok yaşlı
Akraba üzülür gözleri yaşlı
Geride kim kalmış o da telaşlı
Makamı ikbali malı kırıldı.

15.01.2017

Bedri Tahir Adaklı

KÜRE-İ ARZ


Aklım hayale bindi
Göklere uçuverdik

Bir de baktık yüksekten
Meltem gibi esmekten
Mavi büyük yuvarlak,
Şaşırdık hayret ettik
Dünya güzel gerçekten

Yan tarafta bir güneş,
Çehresi ne de parlak
Bulamazsın buna eş
Şu dünya sanki saray
Bir de azcık yuvarlak

Ustasını gösteren
Sanki parlak aynası
Bunun yoktur emsali
Ne benzeri ne hası
Hem zihniyle kestiren

Taklit edilmiş değil
Teşhirgahın teşhiri
Güzel mi güzel madem
En başta benî Âdem
Yemişti yemişleri

Mutlaka bu güzellik
Güzelden geliyordur
Kudretiyle bezenmiş
Hem de bize pek uygun
Kendisi biliyordur

Meyveler ağza göre
Işık ise gözlere
Sesleri işitiriz
Kulaklar buna uygun
Bir de diller sözlere.

23.12.2016

Bedri Tahir Adaklı