7 Aralık 2019 Cumartesi

Kocaman Bir Kalp


Sevgiye bir renk seçelim
Herkesin beğeneceği bir renk olsun
Belki kırmızı diyeceksiniz
Çünkü kırmızı güller var deyip
Güzel bir renk olduğu
İddiasında olacaksınız

Ben de beyaz olsun desem
Merak etmez misiniz hiç
Evet, beyazın üzerinde
En küçük bir leke görünür
O zaman koruyup kollarız

Sanırım herkes beğenir beyazı
Lekesiz kar gibi beyaz bir sevgi

Hadi bu sefer de kalbe bir şekil verelim
Bu kalp bir kap-kacak olsun,
İçine koca bir aşk koyabilelim
Evrene sığmayan aşk kalbe sığsın
Kalp mi büyük yoksa evren mi küçük
Diye düşündürsün herkesi

Büyükçe bir kalp tabi
Düyada, dünya kadar sevgileri içine alsın
Küçük, büyük masum mazlum
İçi yanan herkesin acısı dolabilsin
Hatta böyle bir kalp benim olsun
Bendeki aşk bendeki kalbe göre olsun
Yalnız israf olmasın
Ama ağzına kadar dolsun.

30.11.2019

                 Bedri Tahir Adaklı

10 Kasım 2019 Pazar

MASALLAR


Mutlu olmak istediğimizde  
Masal dinlerdik
Masal kahramanları mutlu olur
Ve bizimle paylaşırlardı

Zaten kısa sürerdi
Masaldan masala işte

Dedeler masallara başlarken
Yutkunurlardı düğüm-düğüm
Günlerden bir gün diye başlarlar
Kalburu samansız
Pireleri bakkalsız bırakmazlardı

Bitmek, tükenmek bilmeyen dertler olurdu
Zaten o zamanlar dertleri adet edinmiştik
Herkes dertlere alışıktı
Ağlayan çok gülen az olurdu.

Tavukların kümesi vardı
Bizim evmiz gibiydi
Bazen yumurta alıp
Bakkala götürür şeker alırdık
Pirelendiğimiz de olurdu
Çok tatlı kaşınırdık
Şeker gibi

09.11.2019

                   Bedri Tahir Adaklı

Hayat ve Aşk


Gülüşün kuşların cıvıltılarına karışır
Ayırdedemezdik birtürlü
Sözlerin rüzgârlara hükmeder
Bazen estirir bazen kestirirdi
Yağmurları ise gözyaşlarından bilirdik.

Sahilin rüzgârında saklıydı dalgalar
O getirir o götürürdü
Saçlarını ise yürüyüşünde saklı der
Fırtınaların savurup getirdiği sevdayı da
El ele tutunduğumuzun sonucu bilirdik.

Beraber koşmak için yollar arardık
Akşamlar sanki bizim içindi
Rüzgârlar bile yorulur, meltem olurdu
El etek çekilir sessizlik kalplere siner
Sahillerin ve hatta denizlerin uykusu bilirdik.

Bütün bu evren sanki senin içindi
Sana olan sevgi adına ayakta duruyordu
Herşeyin sonucunu aşka katmak için
Çiçekler bile sevdalı kuşlar bile âşıktı
Halbu ki biz bunu zevalin ucu bilirdik.

Meğer aşk yok olmayı yok ediyormuş
Meğer kalp atışları varlığın basamaklarıymış
Adım, adım sonsuza giden tatlı bir meltem
Hayata hayat katan varlığın düğümler atmıştı
İşte biz nasıl sevecğimizi böyle öğrendik.

30.10.2019

                  Bedri Tahir Adaklı

Yanan Bahçe


Tutuştu ruhumda sevda bahçesi
Bülbülüm çaresiz gülüm çaresiz
Lafızda kem söze bülbül lehçesi
Kelamım çaresiz dilim çaresiz.

Toprağım güzeldi güllerim güzel
Biz de ki goncanın cinsi mi gazel
Zannetme ellerde güzellik ezel
Tahminin yanlıştır bilim çaresiz.

Düşmanlar dediki bakın bir ferman
Hele bir kullanın güllere derman
Gereksiz sanmıştın maziye sorman
Denir mi mecburum elim çaresiz.

Tarifi bilene hemen gidersek
Mukaddes düsturda birlik edersek
Bahçeyi gayretle tutup sürersek
Sanma ki şu bizim ilim çaresiz.

Bedri Tahir Adaklı





Hayat Güneşi


Arkama baka-baka giderken ecelime
Kalanlara şaşırdım ölümsüz gibiydiler
Düşündüm desem mi ki dönüp birkaç kelime
Herkes telaş içinde elemsiz gibiydiler.

Akşam güneşi gibi geçti ömür ufûle
Meğer dünya faniymiş söylesem de nafile
Bir yere yazın dedim aldırmadı kafile
Kâtipler çoktu amma kalemsiz gibiydiler

Hâlbuki malı mülkü bırakıp gideceğiz
Ne bağ baki ne bahçe ne de düğünlük çeyiz
Neymiş gerçek ayrılık sonunda göreceğiz
Dedim ama bilen çok ilimsiz gibiydiler.

Çalışıp kazanmışlar hatta ünlü olmuşlar
Üstelik heva heves dünyalığa dalmışlar
Eşya dolmuş evleri hep ayakta kalmışlar
Tavan bile döşenmiş kilimsiz gibiydiler.


 Bedri Tahir Adaklı

7 Ekim 2019 Pazartesi

AHİR ZAMAN

Ne sıla ne gurbet kalmadı artık
Yaklaşmış kıyamet hak ahir zaman
İnsan ki ne yapsın acip yaratık
Şu fenler alâmet hak ahir zaman

Eskiden seyyahlar yol bitmez derdi
O yüzden gurbetin pek çoktu derdi
Şükrolsun Rabbime çok nimet verdi
Seyahat selamet hak ahir zaman

Dünyamız küçüldü köy gibi oldu
Kağnısı düldülü hepsi kayboldu
Atıyla eşeği ne kadar boldu
Son buldu o zahmet hak ahir zaman

Vasıta çoğaldı sürati keza
Faydası oluyor olsada kaza
Sakın ha hız yapma basarak gaza
Bu halin bir rahmet hak ahir zaman

Şimdi biz gideriz çarçabuk eve
Devretti zahmeti kervanla deve
Kavuştuk sılaya biz seve-seve
Araçlar azamet hak ahir zaman

Zıddıyla anladık olup biteni
Naylonlar çıkınca attık keteni
Maziden atiye getirdik teni
Gelen bu felaket hak ahir zaman

05.10.2019

                  Bedri Tahir Adaklı

1 Ağustos 2019 Perşembe

Ertelenen

Akşamlar perdelere sarılır 
Loş odalarda, 
Gecenin karanlığında saklanır 
Kahırlar sabahlara kadar bekler 
Kenarda 

Ömrümüze doldururuz sonsuz zamanı 
Bitmesin isteğiyle tepe-tepe 
Kap-kacak dar gelir sonunda 
Kırar geçirir ümitlerle son durak 
Ama ecel kenarda durdurulur 

Her sabah güneş beklenir 
Batacağını bildiğimiz 
Hatta doğuşunda hep sevgi beklediğimiz 
Kimseyi sevemeyiz kendimiz kadar 
Bir de kocaman olan sevgiye aşk deriz 
Ağlaya-ağlaya aşkı 

Gönülde tutar atamayız satamayız 
Bizi aşk bazen kahreder 
Kahredilmemeyi üzülmemeyi isterken 
Aslında biz sevmeyi sevilmekle biliriz 
Aşka kahretsek bile 
Başköşede tutarız 

Her vakit gecenin örtüsüyle 
Düşüncelerimizi dertlerimizi örteriz 
Gizleriz birçok şeyi 
Zayıf taraflarımızı bile 
Üşümek şöyle dursun der 
Sobalı bir sabah için saklarız 

30.07.2019 
                Bedri Tahir Adaklı

30 Temmuz 2019 Salı

Mutluluğun Yolu


Çekilin yaşlılar çekilin yoldan
Gençlerin önünde durmayın artık
İstikbal dağına bir iki koldan
Uçacak kanadı kırmayın artık.

Hatayı bulalım nere de olmuş
Bazılar uğraşmış ama yorulmuş
Gidilen bu yol ki kara bir yolmuş
Hatalı yol ise girmeyin artık.

Mazide kapkara akmışsa dere
Bir hata bir yanlış olmuş bir kere
Başından sonuna gittiği yere
Çekmişse karayı sormayın artık.

Gören göz kılavuz istemez derler
Doğruyu görüyor bu müsbet erler
Hakikat dersini veren çok yerler
Var ki siz kötüye yormayın artık

Bırakın güneşin doğsun hukuku
Muhabbet dağının parlasın ufku
Bu evren kitaptır deyip de oku
Diyorsa bu nesli vurmayın artık.

Her iki hayatın tılsımı bunda
Mutluluk olmaz mı tevhit yolunda
Hak diye çırpınır insan solunda
Bu yanı boş yere yormayın artık.

29.07.2019

                 Bedri Tahir Adaklı

13 Temmuz 2019 Cumartesi

KAN ÇANAĞI GÖZLER



Güneşin doğduğu yere bakın, 
Battığı yerden, 

Yıkılmış ulvî bütün surlar, 

Altında kalıp, can veren çeşitli unsurlar, 

Yere ve semâya, lâhûti seslerle çizilen sınırda; 

Kan ve gözyaşı sağnak-sağnak, 
Yürekleri dağlayan ağıtlarda boğulmak, 

Hatta siz, hasret türkülerini, dinlediniz mi hiç? 

Duydunuz mu hiç? 

Dayanılmaz harîk nağmelerde; 

Yakıcı seslerin alevden türkülerini dinleyin. 
Kalbin elem yüklü bulutlarının sağanağı; 
İnsanın dizlerinin bağlarını çözer.. 

Bazı yerler vardır; 

Ağlayacak takâti kalmayanlarla dolu, 
Kimi rahleleri başında can veren sabilerle, 
Kimi; dağ, dere ve mağaralar, 
Feryatlarla doldurulmuş çığlık çığlık.. 
Güneşin doğduğu yer, hıçkırıklarından şaşkın, 

Doğduğuna pişman, 

Ne dost belli ne düşman, 

Acılar sarılarak katlanmış.. 

Semanın göz pınarları kupkuru, 
Gözleri kan çanağına dönmüş.. 
Kar yerine kan yağmakta… 

Güneşin battığı yerden bakanlar, 

Cüz’î menfaatleri için kan akıtanlar, 
Kendilerine yar ve yaran bulanlar… 
Menfur yüreklerine böylece gün doğmakta… 

Yerin üstüydü bu, 

Güneşin battığı değil, doğduğu yerin.. 
Yerin altına inanmayanların zulmüydü bu.. 
Feçirden günün yarısına kadar olan yerin. 
Güneşin battığı yerden, doğduğu yere inenlerin, 
Bulaşık ellerle; başlarına musibet verilenlerin, 
Yeriydi bu.. 

İzmit 

19.02.2012   

                     Bedri Tahir Adaklı

1 Temmuz 2019 Pazartesi

Dünyanın Çivisi

Mozartı dinlemiş medeni olmuş
Kulağa küpeyi takmış arkadaş
Kadınsal hislerin nedeni olmuş
Gözüne sürmeyi çekmiş arkadaş.

Ne desek boşuna hata insanın
Kaderi suçlu der siz öyle sanın
Hak haktır demiyor buna inanın
Mağdurun canını sıkmış arkadaş.

Menfaat peşinde mal mülk peşinde
Gözü var gayrının helal aşında
Dünyayı bitirdi sıra dışında
Semaya yıldıza bakmış arkadaş

Mukaddes şeyleri alıp alaya
Ne edep bırakmış ne de bir haya
Savrulmuş hissiyat sanki havaya
Atadan dededen bıkmış arkadaş.

Dünyaya bakarsan o da çok bozuk
Ozonu deldirmiş ne kadar yazık
Güneşin sıcaktan attığı kazık
Buzları pişirmiş yakmış arkadaş.

Yağmurlar heyelan deprem ha keza
Dünyamız kendine ediyor eza
Dinle bak gürleyip diyor ki feza
Dünyanın çivisi çıkmış arkadaş.

22.06.2019
                  Bedri Tahir Adaklı
style='mso-spacerun:yes'>                  Bedri Tahir Adaklı

Kurunun Yanında Yaş

İş ver de işsize çalışsın işte
Patronu teşvik et işi yanmasın
Kime sorarsan sor hep bu görüşte
Ocakta kaynayan aşı yanmasın.

Yolsuzluk yapanın kopsun hortumu
Bu millet öğrensin göster tutumu
Kızarsa hiç bakmaz çeker şutunu
Haksızlık narıyla döşü yanmasın.

Birine yedirsen diğeri baksa
Yolsuzluk edenin işi kıyaksa
Fukara daha da kemeri sıksa
Ülkemin toprağı taşı yanmasın.

Gözünün üstünde kaşın var deyip
Bahane arayıp birçok şey sayıp
Gözsüze sürmeyi çekersen ayıp
Hakikat gözünün kaşı yanmasın.

Reisim ayıptır yakışmaz valla
Bu kadar masum var onları kolla
Dedirtme kendine riyakâr molla
Bu sözü söyleyen kişi yanmasın.

Üç kişi beş kişi çinayet işler
Binlerce kişiye suçlu demişler
Suçsuza bakarsan dilini dişler
Kurunun yanında yaşı yanmasın.

16.06.2019

                  Bedri Tahir Adaklı

19 Mart 2019 Salı

YANIK

Yanıksı kokuyor her gece vakti
Şarkılar anlatır sözleri yanık
Sorarsan dumanı bilmece vakti
Sönmüş bir ateşin izleri yanık.

Kimisi aylaktır aklıyla yaşar
Kimisi işi var gün boyu koşar
Koştuğu yolunun taşını döşer
Çökerken büktüğü dizleri yanık

Yurdun her köşesi acılı hane
Derler ki suçlu o sebep bahane
Bahane bulanlar hepsi şahane
Vicdanın sadefi özleri yanık.

Kaderi suçlayan pek çok insan var
Fıtratı bozuklar masumu kovar
Öyle bir bina ki kapılar duvar
Cihetler hayâsız yüzleri yanık.

Semavat çınlıyor bulut tarraka
Çok masum ölüyor hemen her dakka
Ağlatır-inletir dinletir Hak’ka
Fasıllar geçerken sazları yanık.

16.03.2019

                 Bedri Tahir Adaklı

13 Mart 2019 Çarşamba

DERTLERİM

Kolkola dolaştık dert ve kederle
Her gece örterdik saklardık onu
İşimiz olmazdı gelir-giderle
Kalmışsa aklayıp paklardık onu.

Korkular ses verir çığlık çığlığa
Ateşi yamaca avazı dağa
Hisseye düşeni en çok bu çağa
Gelecek diyorduk beklerdik onu.

Yıkılmış bahçeler hak ile yeksan
Virane görürsün şöyle bir baksan
Tek şey var köksalar dertleri eksen
Renga-renk açardı koklardık onu.

Kan ile sulanmış sümbülü gülü
Mecalsiz ruhları kalpleri ölü
Şakırken inliyor bülbülün dili
Duymazdık görürdük yoklardık onu.

06.03.2019

                  Bedri Tahir Adaklı

15 Şubat 2019 Cuma

Kibir

Büyüklük kim taslar küçülür ruhu
Maksadı perişan işi perişan
İşrete müptela hain güruhu
Bezmi mey sofrası aşı perişan.

Kahkaha yapmacık tebessüm keza
Hiç kimse bu şahsa vermemiş ceza
Kasılıp kaskatı kesilse seza
Dişini sıkmış ki dişi perişan.

Kırmadan dökmeden bunu hikâye
Etseler bu şahsa değmez vikâye
Tevazu ehlinden çok az kinâye
Ederek attığı taşı perişan.

İhtiyar olmuşsun hala mı kibir
Büyüklük taslama bekliyor kabir
Tecrübe ne demek anlatsak bir-bir
Kafaya girmiyor yaşı perişan.

Ne kadar büyüklük taslarsan tasla
Yaşlanmış haline yakışmaz asla
Dökülmüş saçına dokun makasla
Demiştim kesmiş ki kaşı perişan.

14.02.2019

                 Bedri Tahir Adaklı

12 Şubat 2019 Salı

BIÇAK

Yanık türkülerın fırtınası
Geçmişin gazellerini savurur bilmeden
Acılar yankılanır dost yüreklerde
Yaşlanmış yılların takvimleri aranır
Belki bir not düşülmüştür diye

Biriken gözyaşları ağlamayı bekler
Umudun söndüğü karanlık gecede
Alın teri düşer bileklere
Yas tutar güçsüzlük     
Fısıltılar anlaşılmaz olur

Geçmiş geleceği hamile bırakır
Sonra bir çocuk doğmak ister anasından
Umutla bekler sevilmeyi
Önce yokuştur zamanın sevgisi
Sonra gürültüler kopar nefretten inişlerde

Zaman ayaklar altından erir
Acılar duraklatır zamanı girişlerde
Kütükler sele kapılmış gibidir
Yara-bere olur iz bırakır derin-derin
Artık acıları bıçak bile kesmez olur
Kesilmez olur…

12.02.2019

                 Bedri Tahir Adaklı

7 Şubat 2019 Perşembe

SİLLE

Bağlarda çalı çok güller çaresiz
Bir çıkış yolunu bulana rahmet
Duası tutmayan kullar çaresiz
Kibritle çer-çöpü silene rahmet

Gayret et çabala gafletin kaçsın
Hasılla toprağın goncalar açsın
Bahçivan bulun da tohumu saçsın
Yoluna suyunu salana rahmet

Çok uzak yerlerin sümbülü gülü
Bakma sen bol ama dalları ölü
Tohumun-köklerin bozukmuş dölü
Usulü ve yolu bilene rahmet

Irakta çalışan ustanın kolu
Pek cılız olsa da biliyor yolu
Aleti taklit et yap dolu-dolu
Kopyanın aynını alana rahmet

İki şey kalıyor aşk ile şevki
Geriye kalmaz mı gayretin sevki
Aslında bu böyle yetmez velev ki
Bu işin ilmine dalana rahmet

Yetişsin fidanlar açılsın bağda
Yatmak yok kardeşim hele bu çağda
Bir elin baldayken diğeri yağda
Uyursan silleyi çalana rahmet.

06.02.2019

                   Bedri Tahir Adaklı

27 Ocak 2019 Pazar

Edebin Yolu

İki söz söyle de insanı kazan
Tebessüm ettiren diller bizimdir.
İlahi sevdadan ihsanı kazan
Gönlüne renk veren güller bizimdir.

Bitmezmiş garibin gözünün yaşı
Ne işi bulunur ne de az aşı
Zordadır her işi dardadır başı
Yardıma uzanan eller bizimdir.

İmtihan adına bağlar oluşmuş
İnsanın gönlüne sevgi doluşmuş
Dostluk ve kardeşlik böyle gelişmiş
Görüp de gittiğin yollar bizimdir.

Her işin adabı yolu yordamı
İnsanî vasfının çatısı damı
Yetiştir adam et herbir adamı
İnsana yön veren haller bizimdir.

Edebin düsturu mukaddes bağı
Zümrütten yeşillik kaplamış dağı
Rayiha sunarken güllerin bağı
Yüzüne üfüren yeller bizimdir.

Muhabbet bağıyla canı canana
Bağlansa netice dönmez hicrana
Bir can ki kul olmaz başka bir cana
Boynuna dolanan kollar bizimdir.

18.01.2019

                   Bedri Tahir Adaklı

18 Ocak 2019 Cuma

Varlığa Doğru

Karanlık her taraf var iken yokluk
Mâlum ya güneşe zulmet görünmez
Bir anda var olur eşyada çokluk
Yokluğu yok eden kudret görünmez.

Evvela dört unsur vücuda esas
Hayatı verirken ölçüler hassas
Zıtların varlığı çok şeye kıyas
Diz-dize gelseler hasret görünmez

Sonra bu hayata seçkin bir canlı
Çamurdan olmalı tam heyacanlı
İstidat hem hakka hem şerre yanlı
Hak yolda olursa nefret görünmez.

Demek ki bu insan halife yere
Var olmuş bakma sen pişman bin kere
Çok sıkça bulaşır temize kire
Sadece temizse şirret görünmez.

Hâsılı bu canlı arza misafir
Neslinden çoğaldı binlerce kâfir
Hayırda mükemmel zulümde mâhir
Bu böyle gitmezse şöhret görünmez.

En fazla gürültü çıkaran insan
Menfaat uğruna yakaran insan
Hiç ikram etmeden hak istiyorsan
Bedava olursa ücret görünmez.

15.01.2019

                  Bedri Tahir Adaklı

Hitap Çiçeği

Kısa tut sözünü uzasın mana                 
Belagat cezalet elbet bundadır
Bülbülü dinlersen sen kana kana
Gül olan fazilet elbet bundadır.

Çok lafa hacet yok işaret yeter
Ne sözler bulunur necisten beter
Huzuru kaçırır muhabbet biter
Görünen rezalet elbet bundadır.

Gönülden gönüle akmalı sözün
Kelamda o nakşı görürse gözün
Terbiye olursa insanî özün
 Lisanda asalet elbet bundadır.

Kalplerden hayale bir mana gider
Güzelse o kelam kalp kabul eder
Çirkinse çoğalır ruhlarda keder
O halde dalalet elbet bundadır.

07.01.2019

                 Bedri Tahir Adaklı

15 Ocak 2019 Salı

His ve Sır

Kalkarsa dört duvar batnında ayan
Olurdu herkese esrardan yana
Hissiyat binlerce var mı ki sayan
Elimde ne kaldı gururdan yana

Kışırın lübünde nefsime karşı
Ticaret mahalli bir çıfıt çarşı
Çınlatır yüreyi cenaze marşı
İrade ne etsin karardan yana?

Silkinip atmadım gaflet tozunu
Bir taşlı yol düştü hem de uzunu
Kesiyor yokuşlar gidiş hızını
Kalmadı mecalim ısrardan yana.

Hâsılı bitirdim emanet malı
Günahın bohçası binbir yamalı
Bu beden bu yükün aciz hammalı
Altında can verdi zarardan yana.

27.12.2018

                  Bedri Tahir Adaklı