29 Nisan 2013 Pazartesi
Sözde Yiğitler
Adamsan tatbik et, ben de göreyim,
Bekâra karıyı boşamak kolay,
Nağmeli sedayı sende göreyim,
Hamamda türküyü, söylemek kolay.
Afganlar, Çeçenler nasıl vuruştu,
Nasıldı o öyle, nasıl duruştu,
Gazza’de bebekler cenge yarıştı,
Uzaktan yaraya, bez sarmak kolay.
Yurdumdan cihada çıkanlar oldu,
İsimsiz kahraman gitti kayboldu,
Bazısı dahilde fitneyi buldu,
Demek ki burada boğuşmak kolay.
Kimisi asıyor-kesiyor halkı,
Gereği, o ise haklısın belki,
Yapmayın, a beyler çıkıyor cılkı,
Soğanı soyarken ağlamak kolay,
Bırakın kavgayı böyle yapmayın,
Birlikte dirlikte işe yarayın,
Ateşi söndüren çare arayın,
Yanarsa külünü, savurmak kolay.
Tekere çomağı sokanı bilse,
O malum düşmana birlik edilse,
Cephesi değişir, hem hiç değil ise
Vallahi o zaman kalkınmak kolay.
İzmit
27.04.2013
28 Nisan 2013 Pazar
Esref Ziya - Sehit Metin Yuksel
26 Nisan 2013 Cuma
25 Nisan 2013 Perşembe
Kalp ve Yürek
Kalbine kalp deme, o bir yürektir,
Gövdeni dik tutan, kuvvet var onda,
Aşkının hıfzına, bir yer gerektir,
O yere kalp derler, safvet var onda.
Öyle bir yerdir ki, o kalbin yeri,
Alem-i manada, gönül serveri,
Ruhları ayakta, tutan elleri,
Aşk gibi cevherden, servet var onda.
Tefessüh etmişse, o kalb-i insan,
Bu hale boş verip, aldırmıyorsan,
Çıkar at yüktür o, bana sorarsan,
O zaman pek süfli, şehvet var onda.
O hissin görevi, aşktır aslında,
Kırmadan-dökmeden, güzel kalsın da,
Şerefi yükselsin, dünya faslında,
Esasen öyle bir, haslet var onda.
İzmit
25.04.2013
24 Nisan 2013 Çarşamba
İki Ayrı Arı
İki cins arı var, başlar üstünde,
Uçuşur-koşuşur, gayesi için,
Biri bal yapar da petek üstünde,
Diğeri yan çizer, mâyesi için.
Hâsılı ikisi farklı-farklıdır,
Birisi lezzete pek meraklıdır,
Diğeri, ne etse hem de haklıdır,
Namını eşekten alması için.
Birisi konmakta, hüsn-ü cemale,
Başlarken en tatlı balı, îmâle
Pek yaman çalışır, vermez ihmale,
Sonunda kemâle ermesi için.
Diğeri aldırmaz, her şeye konar,
Ne pismiş-ne temiz, kendine yontar,
Hem herkes onu da şu adla anar,
Eşeklik arıda kalması için.
İnsanlar içinde, hem neler vardır,
Kimisi bal verir, o fedakârdır,
Kimisi ne etse adeta kârdır,
Onda da iğne var batması için.
İzmit
20.04.2013
17 Nisan 2013 Çarşamba
Beşerin Efendisi
Sonsuzlar âlemine, tecelli ettiğini,
Kendini “Kendim” diye, bildirmiş kullarına,
Ezel-ebet arası, yer belli ettiğini,
Cenneti vermek için, sır sermiş yollarına.
Bu hayat ağacının, şerefli meyvesine,
“Hu” ile talim etmiş, çıkan her nefesine,
Kulak verir gök kubbe, arzdan gelen sesine,
Ne istemiş Rabbinden, o düşmüş dallarına.
Hiç kelâmı olmaz mı, bilinmek isteyenin?
Onun için söylüyor, sesidir dinleyenin,
Bir Nebi gönder bize, diyerek inleyenin,
Rehberi olur onun, verilmiş hallerine.
İşte ancak böylece, beşerin efendisi,
İmam olsun diyerek, gönderilmiş kendisi,
Ümmetinden her seven, olmalıymış bendesi,
Hatta onlar koşuyor, açılmış kollarına.
İzmit
17.04.2013
6 Nisan 2013 Cumartesi
Gaye
Gayem vardı, o da bir tek,
Hiç işimi görmedi ki,
Ne bal idi, ne de petek,
Zaman geçti gelmedi ki.
O maksadı, çok bekledim,
Bol vaktim de vardı dedim,
Fakat bitmiş fark etmedim,
Geçiyorum, demedi ki.
İstediğim maksadımı,
O da tuttu aksadı mı?
Gençlikteki hasadımı,
Toplamaya, gelmedi ki.
Fark ettiğim, o da neymiş
Beklentiler, pek boş şeymiş,
Her geçen şey bir kereymiş,
Kavuşmaya değmedi ki.
Vakit geçsin demeyiniz,
Bundan başka, hem neyimiz,
Var mı başka en iyimiz,
Diyen bile, bilmedi ki.
İzmit
05.04.2013
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)