30 Mayıs 2015 Cumartesi

YOLUMUZ


İnsanlık vasfının evsafına bak
Nefese kelime yazılmış gibi
Hitâbet nurunda sözü anlamak
Dillerden akışı süzülmüş gibi.

Emanet bu ömür gizli hazine
Doğrulup kalkması bağlı dizine
Aklımız pek ermez zaman hızına
İlhamla yaşamak sezilmiş gibi.

Bir burun düşünün sırt-bel arası
Her nefes çekişi hicran yarası
Hayretten demez mi bu yer neresi
Yanlışlık yapılmış bozulmuş gibi.

Çeşitli tatlara ağızda mizan
Evirir çevirir dilde intizam
Menavra meydanı dişler muntazam
Herbiri harp için dizilmiş gibi

Hayâle lümmeyle açılmış delik
Bir şeytan bir melek işi gündelik
Hangini dinlersek ruh buna mâlik
Bozulmuş ve yahut düzelmiş gibi.

Birisi gâliptir birisi mağlup
Bu işte irade seçmeye tâlip
Kudretle olanı kaderden bilip
El pençe durmalı ezilmiş gibi.

Bu geliş nereden şimdi nereye
Ölümle gidenler girer sıraya
Ebedi âleme sonsuz süreye
Yolumuz bir yerde çizilmiş gibi.

21.05.2015

                 Bedri Tahir Adaklı

18 Mayıs 2015 Pazartesi

MAHÇUP


Yaylar nasıl yaylandı okundan nefes alıp
Doğruluk fırlatıldı yalanın kirişinden
Gurbette türkülerden hamamda cümbüş çalıp
Peştemâl hicap etti hamama girişinden.

Esasında kalplerde endişe dolu-dolu
Merhem sanıp çamuru üste-başa sürdüler
Bata çıka giderken şaşırdı anadolu
Doğruluğa uzaktan hav-hav deye ürdüler.

Allah’tan reva mı ki alet ettin bekâyı
Kırık olan kolunla başına vurmak gibi
Dünya malı uğruna harcadığın zekâyı
Yılan seni sokarken sineği kovmak gibi

Al birini-birine vuruver diğerine
Öyle ses çıkarır ki, ayırmak mümkün değil
Vınlayıp da uçan ok saplandı ciğerine
İnsanların huzuru hayatta ülkün değil.

Başlardaki başların aklı gelsin başına
İstismar mesleğinde atbaşı galibiyet
Umrunda bile değil kan karışsa aşına
Kösele çehresinde şaşırdı mahcubiyet.

16.05.2015

               Bedri Tahir Adaklı

7 Mayıs 2015 Perşembe

KATREDE GÜNEŞ


Güllerin üstünde katreler sessiz
Görürsün güneşi güya içinde
Sükûnet ruhunda her gül nefessiz
Ebedî kalıyor rüya içinde.

Çökerse bir bulut hicrana doğru
Sızlıyor zevalden saf temiz bağrı
Güneşin çizdiği semada eğri
Geceyi sürükler dünya içinde.

Pırıl-pırıl güneş gönlünün gözü
Firakla tutuşmuş içinin közü
Çevrilse katrenin çöllere yüzü
Gene de sevdâsı hayâ içinde.

Yüzüne akseder parlak cemâli
Yer etmiş kalbinde renkli hayâli
Karartır içini akşam zevâli
Kızaran ufuktan boya içinde.

Güneşe başladı geceye dönüş
Katre mi semâ mı neresi geniş
Ruhunda pırıltı âni bir yanış
Kalmadı katrenin ziya içinde.

Nasıl ki katrede bir güneş doğar
Cıhana sığmayan zerreye sığar
İsterse içine marifet yağar
Görürsün o kalbin derya içinde.

05.05.2015

               Bedri Tahir Adaklı

4 Mayıs 2015 Pazartesi

ACILARIM


Bağrıma taş basıp sabrı denedim
Dikenler bağında biçtim acıyı
Sır edip sakladım ele demedim
Tercihim olmadan seçtim acıyı.

Sınırı olmadı çilenin derdin
Sorardın halimi nasılsın derdin
Çareler yerine hep akıl verdin
Almaya koşarken geçtim acıyı

Hep tenha yerleri ben mekân tuttum
Desem de duyan yok içime attım
Kurtlarla-kuşlarla birlikte yattım
Dağlara dağıtıp saçtım acıyı.

Gördüm ki yiğitler benden vefadar
Derdime kim bakar kim alâkadar?
Deryâlar bu kadar kabım bu kadar
Doldurup- doldurup içtim acıyı.

Her kime dert yandım o baskın çıktı
Ne yapmış ne etmiş mevzu açıktı
Derdimi soranın çoğu kaçıktı,
Sonunda Rabb’ime açtım acıyı.

29.04.2015
                Bedri Tahir Adaklı
,"sans-serif"'>               Bedri Tahir Adaklı

Aşk Meltemi


Gitsem şu sevdaların gül açan bağlarına
Mukaddes muhabbeti, yerinde görüversem
Mutluluk melteminin estiği dağlarına
Bakıp o ak hâlini, karında görüversem.

Gülüşerek inerken büyük-küçük pınarlar
Sevgi bağı içinden geçip aşkı ararlar
Deryalarda buluşup birbirine sorarlar
Ben de dalsam deryaya, derinde görüversem.

Benim şu aciz gönlüm, bilmez aşkı sevdayı,
Karıştırıp durmakta sultan ile gedayı
Marifet dersi alsam, terkederek hevayı
Aşkı kimler yaşıyor erinde görüversem.

Bu acemi kalbimin, gabavet ateşini
Söndürün aşk suyuyla öğretin bitişini
Gül bağını ağartan doğacak güneşini
Aşk meltemi esse de, serinde görüversem.

Bülbülü dinlesem de kulak versem sözüne
Neyi terennüm eder şöyle baksam yüzüne
Ses mi güzel lafız mı dikkât etsen özüne?
Hangi güle ne demiş birinde görüversem.

27.04.2015

               Bedri Tahir Adaklı