28 Temmuz 2015 Salı

KELÂM



İlâhi hitabet Güzel’den gelmiş
Kelâmı kullara ulaşmış böyle
İnsanda fıtratı ezelden bilmiş
Nüzûlle sohbetler oluşmuş böyle.

Kendini tanıtmak istemiş Kadim
Hak sözle birlikte atılır adım
Sevgiyi içerken hep yudum-yudum
İnsan’ın içine doluşmuş böyle.

Kalplerden mananın hayâle seyri
Dilleri, lehçesi şivesi ayrı
İçinde aynı söz dışında gayrı
Bu farka insanlar alışmış böyle.

Kiminde hoş talep olmaz kelamdan
Kimisi bahseder yastan elemden
Nasipsiz biriyse güzel âlemden
Kiniyle nefreti gelişmiş böyle.

İlâhi sevgiden, aşktan bîhaber
Kiniyle adâvet nefret berâber
Kötülük etmeyi sanmış mûteber
Güzelle-çirkinler dalaşmış böyle.

Zikirde muhabbet ortada durur
Kalpleri çarparken hak diye vurur
Zâkîrin gönlünde kaynaşır sürur,
Mecliste hâl ehli buluşmuş böyle

18.07.2015

               Bedri Tahir Adaklı

19 Temmuz 2015 Pazar

SAVRULDU


Merkebe yükledim sap ile saman
Rüzgâra kapılıp savrulup gitti
Ömrümü boşuna bitirdi zaman
Çilenin narında kavrulup gitti.

Hiç gözüm olmadı güller bağında
Ne elin, balında ne de yağında
Tedârik ettiğim gençlik çağında
Kap-kacak dolmadan devrilip gitti.

Kabahat bendeymiş değilmiş yelde
Sonunda sermâyem kalmadı elde
Hançerden acılar varmış ezelde
Ucunun batışı sivrilip gitti

Birisi dedi ki, bak güzel dostum
Kimseye olmadı kötü bir kastim
Gel beni taklit et ben nefse küstüm
Derdemez acıyı devralıp gitti.

İçimde huzurlu bir hal başladı
Bu zatın şu sözü kalbe işledi
Netice; nefsimi fena haşladı
Sıkıntım sevince çevrilip gitti

Hayatım guruba etse de meyil
Anladım bu gidiş bir bitiş değil
Hayatı verene tazimle eğil
Dedim de nefsime kıvrılıp gitti.

13.07.2015

                Bedri Tahir Adaklı

4 Temmuz 2015 Cumartesi

Çaresizlik


Gül kokusu taşıdım inişimde günlerce
Yüzümü sürüyüp de ırmak olup çağladım
Köşe-bucak dolaşıp geçişimde binlerce
Taştım da hüzünlerle dolup-dolup ağladım.

Hazan yüklü hislerden sıyrılıp bulutlara
Çıkıp da boyun büktüm el açıp umutlara
Şeytana kulak veren nefsimdeki putlara
Mağlup düştüm çok def’a naçar kalıp ağladım.

Hoyratça tırmık-tırmık gülbahçesi taranmış
Sevda eri bülbüller medet için aranmış
Mumlar yanıp tükenmiş tahtalara dayanmış
Eridim damla-damla sesi salıp ağladım.

Yürü dedim kendime hakkın ardından yürü
Mecalsiz gelenleri tut da kolundan sürü
Yeryüzü kanağlıyor neden zalim bir sürü?
Sorup durdum kendime dalıp-dalıp ağladım.

Başkasının dertleri içimde sızım-sızım
Hissettim gene ama neden böyle arsızım
Hak benim olsa bile gaspeden bir hırsızım
Bir cebimden bir cebe koydum çalıp ağladım.

Şahlanır zannetmiştim içimdeki hisleri
Menfaatim uğruna kaldıramam hırsları
Model bir insan diye buluverdim hasları
Bu sefer sevincimden, vecde gelip ağladım.

03.07.2015

               Bedri Tahir Adaklı