1 Eylül 2020 Salı

VARLIĞA GİDİŞ


Ne mülk var ne de şu meleküt âlem
Var olup kollanmak isteriz Hak’tan
Vücudu yazacak o mevcut kalem
Verse söz dillenmek isteriz Hak’tan

Evvelden ahire bir hayat hattı
Var eden var edip dünyaya attı
Üstelik çamurdan uygun yarattı
Kalkarak sallanmak isteriz Hak’tan

Yokluğu yok etmiş varlık oluşmuş
Maddeyle manalar arzda buluşmuş
Nebatat hayvanat birden doluşmuş
Bizler de canlanmak isteriz Hak’tan

Kaf ile Nun harfin ta ilk gününde
Her şeyi var etmiş fayda yönünde
Sani’in sanatı gözler önünde
Yerinde kullanmak isteriz Hak’tan

Kudret-İlahi yoktan var etmiş
Herşeyi herşeye katıp yar etmiş
Sadece insanlar bunda kar etmiş
O halle hallanmak isteriz Hak’tan.

Bir melek bir şeytan birer koluna
Bir sürü günah da takıp soluna
Hak etmiş olmadan cennet yoluna
Gene de yollanmak isteriz Hak’tan

29.08.2020

                 Bedri Tahir Adaklı

YOLCULAR



Hayat bize kızgın
Nereden anlıyorsun de bana
Çünkü hep can sıkmakta
Suyumuzu sıktığı gibi
Hatta hayat bir yudum
Hani diğer yudumlar

Yediği halta bak
Halbuki ne kadar çok yaşamak/
istiyorum ben
Belki herkes istiyordur

Kahrolmak içten bile değil
Varolmak çok güzel
Var olduğunu bilmek
Buna rağmen
Hayaller kapansın
Hayat bitsin
Öyle mi

Hiç olur mu canım
Yapma lutfen
Başımız dertte

Ömür neydi hocam

20.08.2020

                 Bedri Tahir Adaklı

ÖMÜR



Hayat bize kızgın
Nereden anlıyorsun de bana
Çünkü hep can sıkmakta
Suyumuzu sıktığı gibi
Hatta hayat bir yudum
Hani diğer yudumlar

Yediği halta bak
Halbuki ne kadar çok yaşamak/
istiyorum ben
Belki herkes istiyordur

Kahrolmak içten bile değil
Varolmak çok güzel
Var olduğunu bilmek
Buna rağmen
Hayaller kapansın
Hayat bitsin
Öyle mi

Hiç olur mu canım
Yapma lutfen
Başımız dertte

Ömür neydi hocam

20.08.2020

                 Bedri Tahir Adaklı

HIÇKIRIKLAR



Hıçkırığın içinden yere düşen yürekler
Hasret çeker sonunda tutar derdi sürükler
Geri almaz ağaçlar daldan düşen yaprağı
Sonun da firak kalplar yalnız kalan toprağı
İzi kalmış zamanın görmeden gitse bile
Geceler konuşmaz mı karanlık gelse dile
Başını çevir de bak kedersiz bir gül mü var
Sus pus olmuş bülbüller sen bari Hakk’a yalvar
Visal vardı eskiden ayrılık olsa bile
Ölüm çıkmaz akıldan düşünmek dahi çile
Her taraf dertle kaplı gizlenmiş tüm neşeler
Gülücükler hep sahte riya kaplı köşeler.

20.08.2020

                 Bedri Tahir Adaklı

Zıddiyet



Çirkinle güzeli birlikte gördük
Hem iyi hem kötü hepsi de böyle
Aydınlık olmasa zulmette kördük
Hem ayı hem şemsi hepsi de böyle

Suğukla sıcağın farklı olması
Birisi ağlarken biri gülmesi
Birisi canlıyken biri ölmesi
Hem beyi hem bayan hepsi de böyle

Göklere çıkarsın seyrandır diye
Her taraf düz değil çukuru niye
Baktın ki olmamış hep bir seviye
Hem kuyu hem tepe hepsi de böyle

Artılar eksiler hep hikmet işi
Nedense benzemez bu kadar kişi
Kimisi erkektir kimisi dişi
Hem dayı hem teyze hepsi de böyle

Zıtları toplayıp bir bütün eden
Küçükle büyüğü birlikte güden
Her biri müşahhas müstakil beden
Hem köyü hem şehri hepsi de böyle

Bir vahdet meydana getirmiş zıtlar
Tesadüf zanneder şu aklı kıtlar
Ta yerden ta göğe hep yedi katlar
Hem mayi hem katı hepsi de böyle


13.08.2020

24 Temmuz 2020 Cuma

SEVGİ

Sevelim sevmeyi sevmekten öte
Düşmana düşmanca bakmak bile zor
Kötü söz söylerken sövmekten öte
Hiddetten bir ateş yakmak bile zor.

Bir kere eserse nefretin yeli
Savrulur dostluğun uzanan eli
Gönülde depreşir adavet dili
Söz için meydana çıkmak bile zor.

Güzel bak güzel gör güzeli ara
Sonunda pişmanlık eder mi para
O güzel yürekte başlarsa yara
Üstüne edviye dökmek bile zor.

Hâsılı verilen her güzel duygu
Yerinde kullanan görürmüş saygı
Bir bahçe olsa da bu menfi kaygı
Kırılan bir gülü ekmek bile zor.

21.07.2020

                  Bedri Tahir Adaklı

29 Haziran 2020 Pazartesi

Nil Nehri

Kamer dağı buz tutmuş
Erimiş binlerce yıl
Nil olup çağlamış

Firevunların kirini yıkamakta
Hala bitirmedi bitmedi gitti
Nil’in gözleri deryada

Dudağa değmeden
Yağmurlar tabahur etmiş
Çok kuru
Hala gidiyor
Akabildiğince
Rastlantı mıydı bu akış

Bu yol deryaya çıkar
Zamanın miktarı kadar
Ümit olup yalvarış
Kir bitmez
Nil bitmez
Bitmeyen bir yarış

26.06.2020


                 Bedri Tahir Adaklı

17 Haziran 2020 Çarşamba

GÖZ GÖZE

İnsanlar birbirlerini tanır
Hep kendileri gibidirler
İşleri vardır kiminin
Kiminin gözleri
Göz göze gelirler
Sonra gözler görünmez olur

Ortalık kararmıştır
Derinlerde bir ışık görünür
El yordamı
Burun buruna gelmek için
Kiminin ağzı vardır
Kiminin sözleri
Sonra sözler duyulmaz olur

Kimi kaldırımları çiğner
Kimi insanları
Oturmak için banklar vardır
Kimi kalkar kimi oturur
Yere bir söz düşer
Yerden kaldıran olur

İki el uzanır almak için
Eğilirler el ele verip
Artık burun buruna gelirler
Söz tebessüm olur
El ele kavuşur sevda için
Uzağa doğru uzanırlar
Sonra o iki el görünmez olur
Ama insan olur.

11.06.2020
                 Bedri Tahir Adaklı
:"Arial Black","sans-serif"'>                   Bedri Tahir Adaklı

EVLİLİK

Eğer masraf sorarsan kuruşu kuruşuna
Hesapçının özürü takdire şayan değil
Bizim öküz vurulmuş ineğin duruşuna
Köyün hayvan pazarı takdire şayan değil

Hayvanların nikâhı bizden önce kıyılmış
Müjdeyi alan mahlûk sevincinden bayılmış
Sıra bize gelince ağır şartlar sayılmış
Yazar ile çizeri takdire şayan değil

Senin işte bu halin beni baştan çıkardı
Biliyorsun evliler daha önce bekârdı
Hele kız verilmesin adam evi yıkardı
Yıkacaksa dozeri takdire şayan değil

Aklım sırrım ermedi evliliğin işine
Eğer çirkin olaydın düşer miydim peşine
Verse baban bakmam ki ne üçüne beşine
Defter tutan yazarı takdire şayan değil

Eğer zengin olaydım saray bile yapardım
Başköşede oturtur havamı da atardım
Tahta seni geçirir ben yanına yatardım
Bu sarayın veziri takdire şayan değil

Anamı göndereyim keselim bari sözü
Belli olmaz babanın kızarır belki yüzü
Satmak vacip olunca inek ile öküzü
Sizin evin muzuru takdire şayan değil

02.06.2020

                   Bedri Tahir Adaklı

Ümitsizlik

Gönüller deryasının ufku yine karardı
Esbabı hasret bunun umuttan güneş sönük
Gökle deniz birleşik çizgiden bulut ardı
Savrulan fırtınanın çehresi bana dönük
Dalgalar çırpınırken derinlerden seslenen
Hasret düşer deryaya dalıp dalıp hislenen.

Kim sabırlı kim değil söyler durur uzaklar
Yelkeni parçalanmış kürekler alabora
Mesafeler uzunca bedbinlik özü saklar
Tebdil olsa iki zıt ihsanı geçse hora
Gürültülü sahiller dalgalarla süslenen
Hasret düşer deryaya dalıp dalıp hislenen

Yunus peygamber olsa sahile atılırdı
Yaktin denen ağacın zıllındaki nedamet
Yusuf nebi olsaydı Mısıra satılırdı
Mükâfat böyle gelir neticesi bol rahmet
Bize vurdu zahmeti çilesiyle beslenen
Hasret düşer deryaya dalıp dalıp hislenen.

01.06.2020

                  Bedri Tahir Adaklı

23 Mayıs 2020 Cumartesi

Maddenin Zuhuru

Terazi farzedilse eşit dursa çift kefe
İmkânı mümkün kılar müreccihin tercihi
Biri kalkar yukarı biri iner hedefe
Varlık artık kararlı zahire döner veçhi.
Tüm yokluk karanlıktan çıkarak ışık ışık
Ay gelinlik içinde güneşe olur âşık.

Mehtapsız kalsa gece sema çare bulamaz
Çöker hicran dumanı gönüller afakına
Tan yeri ağarırken sabah yalnız kalamaz
Gece karar vermedi mehtabın ilhakına.
Alevli yüreklere yönelmiş olsun gözün
Nutka gelsin dillerin kaçmadan sözü özün.

Sehavetin serveti güneşten verilmiştir
Ay denizle yüzyüze kalkıyor siyah peçe
Manaya unsurların sürmesi çekilmiştir
Yokluk artık yok olur varla varlık içiçe.
Ayda varsa güzellik güneştendir o nisbet
Kaderin kararıdır vasıl olur her kısmet.


23.05.2020
                 Bedri Tahir Adaklı

Eğitim Öğretim

Pazarda harçedip üç beş kuruşu
Tezgahâ çürük mal dizilsin de gör
Paranın üstünü bekler duruşu
Dalarsan hesabın dürülsün de gör.

Bu küçük bir örnek sosyal hayata
Pirinçten olursun gitsen Dimyata
Dürüstlük tükendi bitti adeta
İffet ve namuslar satılsın da gör.

İnsanlık bozuldu kalmadı hayâ
Bu asrın sütüne tutmuyor maya
Terbiye ne etsin bu kötü huya
Adalet mektebi kurulsun da gör.

Tepeden tırnağa bozuk insanlık
Dürüstçe davranmak o da bir anlık
Aslında gençler ki taze fidanlık
Dibine hakikat serilsin de gör.

Eğitim verirken küçük yaşlarda
Çift kanat var dersin uçan kuşlarda
Maddi ve manevi bütün işlerde
Anahtar bilgiler verilsin de gör.

18.05.2020

                 Bedri Tahir Adaklı

Bülbülün Dedikleri

Bülbülün sözüne kulak ver hele
Gönlüne ilişen sırrı anlatır
Aşk ile sevdayı söylerken güle
Kalbine doluşan sırrı anlatır

Hüzünlü bir nağme akar dilinden
Ne çare hiçbir şey gelmez elinden
Esasen söz şu ki aşk kabilinden
Takdime çalışan sırrı anlatır.

Yürekte acı bir sızı duyulsa
Yarada kanayan damla sayılsa
Gül için kahredip hergün bayılsa
Çileyle dalaşan sırrı anlatır.

Söz etme çok zordur aşkı bilmeze
Sanmış ki bülbülü o bir geveze
Aşk ile yüreyi hep eze-eze
Ruhlarda oluşan sırrı anlatır.

Ziyaret nasipse gül bahçesine
Bülbül de girmişse ol hanesine
O zaman gülünün bak sinesine
Sürprizle gelişen sırrı anlatır.

16.05.2020

               Bedri Tahir Adaklı

Ana Bir Olur

Ne kardeş ne de eş tutmaz yerini
Muhabbet edersen ana yar olur
Batılı bağ etsen katmaz yerini
Muhabbet edersen ana yar olur.

Herkesin anası yalnız bir tane
Mademki öyledir ana şahane
En ufak bir şeyi etsen bahane
Muhabbet edersen ana yar olur.

Evladı üzgünse tek canı yanan
Hazırdır ruhunu fedaya anan
Sözünü söz bilip ona inanan
Muhabbet edersen ana yar olur.

Ayağı altında cennet var sözü
Aslında hakikat bu işin özü
Evlada inançla dönen bu yüzü
Muhabbet edersen ana yar olur.

13.05.2020

                  Bedri Tahir Adaklı

12 Mayıs 2020 Salı

Nereye Böyle

Yolunun üstünde bir derin kuyu
Ecelin yakandan tutar götürür
Susuzluk gidermez kuyunun suyu
Silleyi savurur iter götürür.

Seninle gitmiyor değerli malın
Deseler eşine bir haber salın
Gelince yalvarır bir çare bulun
Bakma sen o malı yutar götürür.

Aslında düşünüp şöyle bir baksak
İnsanlar gidiyor hep ağır aksak
Hiç fayda verir mi bas-bas bağırsak
Ağzına şamarı atar götürür.

Giderken başlıyor şiddetli ağrı
Görenin o anda yanmaz mı bağrı
Ezelde yazılmış kitaplar doğru
Bir melek o yola katar götürür.

Görevi insanın tam ubudiyet
Varlıklar diyor ki yol ebediyet
İlgisiz kalmaksa ahmakça niyet
Ok gibi nedamet batar götürür.

11.05.2020

                 Bedri Tahir Adaklı

8 Mayıs 2020 Cuma

SEVGİ ve NFRET

Muhabbetle var edilmiş şu âlem
Başka elin karışması ne mümkün
Hem sualde hem cevapta tek kalem
Karmaşıkken ayrışması ne mümkün

Nakış-nakış işlenmiş bak ne varsa
Her canlıya yedikleri yararsa
Biri bunu tesadüfte ararsa
Tadın dille görüşmesi ne mümkün

Meyve sunar ağaçların dalları
İhtiyaca uygun olmuş halları
Ağaç koymaz meyvesine balları
Koysa bile erişmesi ne mümkün

Semavatın denizinde yüzenler
Gayesiz mi yıldız-yıldız gezenler
Hatta yoktur birbirini ezenler
İntizam var vuruşması ne mümkün

Bu meydan ki sevgi nefret yeridir
Seven herkes meydanların eridir
Sevgi nursa nefret kalbin kiridir
Her ikisinin barışması ne mümkün

Bu ikisi ihtilafı bölüşmüş
İki mevhum rekabetle gelişmiş
Gaybi eli bilmeyenler gülüşmüş
O El yoksa yarışması ne mümkün.

07.05.2020

                          Bedri Tahir Adaklı

FUKARA

Gureba sofrası kuru bir ekmek
Serçeyle oturup bölüşen gördük
Adettir kırıntı kenara dökmek
Çalının dibinde gülüşen gördük.

Bir serçe elbette küçük bir serçe
Hem öyle dosttur ki duruşu mertçe
Mazeret olsa da olmaz gerekçe
Uçuşup omuzda buluşan gördük.

Ama biz biz-bize yürürüz düze
Derler hep ümitle ereriz güze
Elenen ububat artacak bize
İkramsa harmana doluşan gördük.

Sadece açlar mı toklar da gider
Mülkünün zevali eder mi keder
Az ise erzakı kanaat eder
Metelik vermeyip alışan gördük.

Baktık ki zenginde mal mülk kavgası
İtibar kaybetme asıl kaygısı
Kuş kadar olsa da kaygı duygusu
Rekabet uğruna dalaşan gördük.

Gönüller müstağni şükretmek asıl
Zaten şu dünya ki az belli fasıl
Görürsün giden çok bak usul usul
Gülmeyi bırakıp ağlaşan gördük.

04.05.2020

                 Bedri Tahir Adaklı

26 Nisan 2020 Pazar

Fecr-i Sadık

Parlak bir simanın doğuşu gündüz
Uyanan güneşin sabahıdır bu
Engeller yıkıldı ortalık dümdüz
Sırttaki yaranın felahıdır bu.

İlahi bir sesin marşını dinle
Koroya eşlik et kendi dilinle
Buğzetme bahtına gelsin seninle
Birlikte kaderin bir çarhıdır bu.

Sen gene aldırma hiç verme değer
Büyükmüş gibiydi küçükmüş meğer
Diyerek şevk ile silkinsen eğer
Anlarsın tarihin eyvahıdır bu.

Malum ya inişin çıkışı vardır
Her nehrin deryaya akışı vardır
Ecdadın yiğide bakışı vardır
Şehamet yurdunun tek şahıdır bu.

Hakikat yolunu takdis ederek
Şecaat ruhunun şahı diyerek
Sendeki sinede koskoca yürek
Düşmanı susturan silahıdır bu.

25.04.2020

                  Bedri Tahir Adaklı

13 Nisan 2020 Pazartesi

Kalbin Adımları


Bastığım toprağa hürmetim sonsuz
Diyar-ı Aheri gizliyor gördüm
Baki bir hayata himmetim sonsuz
Akıbet visali gözlüyor gördüm.

Sermedi hayatın yolu açılmış
Amelle emeller yolda geçilmiş
Bir sevda bir gönle mahsus seçilmiş
Gaybi göz aşığı izliyor gördüm.

Sevdadan libası çıkarır fani
Düşünmez bu ömür geçiyor ani
Kalpteki görevi bilmiyor yani
Son anda çarparken sızlıyor gördüm.

Kalplerde beklenen en son atışı
Hayatın ufkunda ömrün batışı
Buluttan döşeğe ruhun yatışı
Ebedi mekânı özlüyor gördüm.

09.04.2020

                 Bedri Tahir Adaklı

22 Mart 2020 Pazar

YAVRULAR


Çocuğa esmeli yürekten nefes
Gönüller dolusu merhamet olsun
Bir yavru yetişse ne kadar enfes
Bizimdir deyiver tam himmet olsun.

Her çocuk bizimdir diyen birini
Görürsen o kalpten silker kirini
İnsanlık yurdunun insaf erini
Bulursan tazim et bu nimet olsun.

Dünyada her çocuk masum yavrucak
Kimi var sakindir kimi yumurcak
Malum ya büyürse yuva kuracak
Büyük bir hayır yap bir hizmet olsun.

Anasız babasız kalan yavrular
Garibi anlamaz tuzu kurular
Zalime kabirde zorlu sorular
Sorarlar aman ha nedamet olsun.

12.03.2020

                 Bedri Tahir Adaklı

6 Mart 2020 Cuma

SOĞUK


İçleri sızlatan bir soğuk durur ellerde
Kahrolmayı öğretir karış-karış
Mevsim kış ama geldiğine pişman
Geldikten sonra görmüştü insanları

Taş üstünde taş kalmamıştı kaldırımlarda
Taşlar yerle bir olmuştu sıra-sıra
Bazen geçenler de olurdu bu saatlerde
Keder acı ve karanlık kılıcının darbesi
Omuz üstünde baş bırakmamıştı

Kimi sarhoş kimi yoksul
Muharipler de gider dimdik ara sıra
Yorgun fener dipleri yerinden oynamış
Kaldırım taşlarının çukurları çamur
Sigara izmaritleriyle dolu izler

Erken saatlerde gidip gelen masumlar
Bir kerelik helal lokma avcıları
Ağırlıklarını vermeden geçenler olur
Hızlı ve sık adımlar kalır kaldırımlarda

Gün görmeyen caddeler görürsün yüreklerde
İçleri sızlatan donuk gecelerin
Mehtap bile olmaz bu caddelerde
Göğe dua için uzanan eller soğuk
Bulutlara da öğretir karış-karış

02.02.2020
                         Bedri Tahir Adaklı
/i>

Yağmurlu Geceler


Atlarındır anayol arabalar peşinde
Kim ister ki yan yolun çamurunda yürüsün
Topuklarım fırlamış çorabın arkasından
Su çekti ayakkabı ıslandı çoraplarım

Gecenin geç saati neden çalar saatler
Kırık camın perdesi
Savruluyor ruzgârlardan
Ne bilelim sırrını belki de âdeti bu
Işıkları yanmakta uykusu kaçanların

Hayalim boş durmuyor sıcak oda peşinde
Ahmakıslatan yağmur beni tanır eskiden
Kurutsam da kurtulsam şu ıslak sözlerimden
Hele bir eve varsam ocakbaşı harika
Günler tekrar gibiydi geçen bütün günlerim.


Acıları doldurdum iki nefes ötede
Saçlarımdan süzülen yağmurun damlaları
Tam kalbimin üstünde iki saçak yanyana
Gecenin karanlığı gökyüzünü kaplamış
Sanki durmuş ecelin korkusundan yüreğim

Anayol kaldırımmış, ama yan yol çok berbat
Yolu yarı etmişim ikinci yarı sırada
Gidiş geliş hepsi bu yaşantımın tamamı
Kibritim ıslanmışsa sabahı beklemeli
Gene bu kış donarım yakamazsam ateşim.

11.01.2020

Bedri Tahir Adaklı

Vefasız Gonca


Tebessüm takarken çehreye kalpten
Alnında sevdası açsın goncamın
Bir mani var ise gönle talepten
Bağında otları biçsin goncamın

Duymayan kalmadı aşkın sesini
Tabipler işitsin derdin hasını
Ruhumu karartan hasret pasını
Silip de önüne saçsın goncamın

Çağırıp anlattım bir dost bülbüle
Hani sen demiştin senin gülüne
Aracı oluver söylet diline
Sözlerin ruhuna geçsin goncamın

Kimisi kavuşmuş kimisi ayrı
Ayrılık tak etti usandık gayrı
Nedense değişti engelin seyri
Sevdası bülbülse uçsun goncamın

Goncama yalvardım ama nafile
Beddua etmezdim düşmana bile
Baktım ki hak etti bu vesileyle
Eh artık huzuru kaçsın goncamın

09.01.2020

                 Bedri Tahir Adaklı

Buzdan Çatılar


Lakırdı olurdu kısadan kesik
Doluşmuş evlere boş laftan haber
Akşamı zor etmiş suratlar asık
Gündüzü güneşle gitti beraber

Hem hava hem evler bir hayli soğuk
Üstüste kiremit buzlardan çatı
Yatıyor ahırda sesi çok boğuk
Kemiği semere gömülmüş atı

Duvarı kerpiçten sıvası çamur
Tahtadan pencere camları kilim
Çatlamış ellerde bulaşık hamur
Acale pişen aş yakıyor elim

Gurbeti sormayın o ayrı bir dert
Bekleyen çok olur gözler delikte
Çocuklar toplansa tam tamamı dört
Serilmiş tek döşek yatar birlikte

Ocağın alevi tezek ve saman
Eskiden bir evmiş şimdi buz hane
Pişmesi zor gibi yemek o zaman
Lezzete gerek yok açlık şahane.

04.01.2020

                  Bedri Tahir Adaklı