29 Nisan 2018 Pazar

Heva ve Heves



Binlerce hissimin dizgini elde
Tattukça yorulur tükenirdim ben
Sözlerin çirkini azgını dilde
Bet lafa vurulur tükenirdim ben

Heva ve hevesi nefsimi tutan
Şeytanla birliksin kendinden utan
İyiyi güzeli demeyip yutan
Çirkine sarılır tükenirdim ben

Günahın közüyle yüreğim yanık
Bir hüsün bir hayır yapmaya dönük
Teşebbüs etsem de iştiyak sönük
Yapamaz kırılır tükenirdim ben

Sanki bu dünyamız bir otlak çayır
Göreyim şu nefsi yedirip doyur
Bir yanım şerlidir bir yanım hayır
Ortadan yarılır tükenirdim ben

Hiç acı görmemek sanki düşümdü
İmtihan dediler yol iki şimdi
İlahi her buyruk benim işimdi
Yapsaydım durulur tükenirdim ben.

29.04.2018
                  Bedri Tahir Adaklı

28 Nisan 2018 Cumartesi

Bir Nedamet Anı



     

Celladın ipine dolandı boynum
Zamanın durduğu bir yere geldim
Çözemez sırları zonkladı beynim
İnadı kırdıran bir yere geldim.

Sevdiğim tek dostum biricik canım
Gözümü kör eder inan o anım
Tutuştu vücudum yanar her yanım
Bacayı sardıran bir yere geldim.

Gelen yok benimle bu yolda tekim
Adeta sürükler o meçhul çekim
Gönderen kim idi döndüren kim
Faili sorduran bir yere geldim.

İş işten geçmeden bu halden önce
Dikenli daldaydı her güzel gonca
Düşünüp bakmadım oldu işkence
Nedamet verdiren bir yere geldim.

Geçtiğim yollardan gafletle geçtim
Servetti zamanım hepsini saçtım
Hakikat çağırdı ben ise kaçtım
Nefsini yerdiren bir yere geldim.

Bir mühlet verilse özür dilesem
Ne geçmiş başımdan onu elesem
Elekten geçmeyen kısmı yalasam
Dizlere vurduran bir yere geldim.

26.04.2018
                   Bedri Tahir Adaklı

16 Nisan 2018 Pazartesi

Derya-i Kübra




Geriye dönüşü olmayan nehir
Zaman mı vakit mi müddet mi denir
Kenarda köşede etmeden tehir
Geçerken çarparsa şiddet mi denir

Akıyla karayı toplayıp korur
Şu meşhur bir zat ki titreyip durur
Evs oğlu çağlarken teni ürperir
Edepli abid’e SEDDAT mı denir

Kavuşur nehirler nihayetinde
Deryaya vardığı seyahatinde
Zihayat varlığa eziyetinde
Karşılık görürse Şeddat mı denir

Dişini göstersen bir kul içine
Mukadder der misin kendi suçuna
Çok önem verilmiş tek tel saçına
Hepsini yolsalar hiddet mi denir

15.04.2018
                  Bedri Tahri Adaklı

8 Nisan 2018 Pazar

BİRLİK




Bir gözün diğerine itiraz eder mi hiç
Kardeşin veya dostun sanki gözün gibidir
İhtilaf etme sakın ihvanda sûret behiç
Hele daya sırtını sana özün gibidir.

Bir ömür sığdırılmış hayatın kiabına
Külli bir mana ile sayfaların tabına
İki kitap okursun mazharsın hitabına
Kelâm ile kâinat sanki sözün gibidir.

Rastgele olur mu ki şu sanat eserleri
Kör ve sağır tabiat nasıl döşer yerleri
Her bir eşya birlikte taklit et bu erleri
Sana menzil gösteren yolda izin gibidir.

Muavenet elleri birbirine kenetli
Maşukuna gül sunan dilber olur sepetli
Teanuk etmiş cıhan intizam çok şiddetli
Gökyüzü ve yeryüzü senin yüzün gibidir.

Cıhanda bir ahenk var nağmeleri cabadan
Her canlının bülbülü feryat eder ebeden
Son nebi bülbül olmuş söz var Âdem babadan
Kelam vahy-i İlâhi mana hüzün gibidir.

03.04.2018
                  Bedri Tahir Adaklı

Aşkın Rüyası




Gecenin gözleri kapanmıştır
Taşlar takılır ayaklarına uykunun
Göz gözü görmediğinde kalp meçhule yürür
Soluk benizlerin nefesinden ayrılırken keder
Güneş rüyaları tekmelemiş olur

Tahrip edilir sevdalar
Kolaydır zaten kundakçılık
Küçük bir kibrit başında bin bela saklıdır
Mahfiyet sevginin ayaklarına dolanırken
Âşık ile maşuk firakla buluşur.

Bulutlarda gizlidir mutluluk
Aşkın ayakları tılsımları adımlar
Keder merdivenleriyle gecelerde tırmanırken
Tarrakalar vurur göklere
Güneş işte o zaman geceye sığınır.

Karanlık gözlerini yumarak
Teselli uykuya dalar
Mutluluk rûya olur kirpiklerde
Acıların zincirleri işte o zaman kırılır
Aşk ise libasını çıkarır aşikâr olur…

31.03.2018
                 Bedri Tahir Adaklı