14 Aralık 2017 Perşembe

Defterin Dili


Nefsânî sözleri mihenge vurup
Kim demiş ne demiş baksın deftere
Mîzâna çekenler dengede durup
Aşk için her sözü çeksin deftere.

Divitin ucundan akıtsın derdi
Çok yazan mânâyı tezgâha serdi
Kâtipler tamamı veya bir ferdi
Bir ilham alsın da döksün deftere.

Söz vardır ağızdan çıkmaya görsün
İstemez başına bir çorap örsün
Sevginin sadefi kalbine sorsun
Cevabı zemzemse aksın deftere.

Yazılsın ihlâsla sözlerin özü
Hatta hor görmesin hiç kimse bizi
Kâtibi teşvik et kesmesin hızı
Kalbini çıkarıp taksın deftere.

Makbulmüş sadece dostun niyazı
Olmasın sakın ha manasız yazı
Aşk için kesilmez bir kalbin hızı
Çağlayıp dökülsün çıksın deftere.

Bin kitap okusun birden bitirsin
Hepsini kavrasın akla yatırsın
Nefret nam düşmanı dize getirsin
Sevdadan bayrağı diksin deftere.

13.12.2017

                  Bedri Tahir Adaklı

11 Aralık 2017 Pazartesi

NE YAPSIN GARİP


Karanlık gecenin kirli eline
Gözünün ucuyla bakamaz garip
Birçoğu kibirli insan hâline
Taklîden o tavrı takamaz garip.

Hem kimin umrunda keyifler şerli
Her ins-i şeytanın gayreti terli
İnsan mı var artık kalbi değerli
Bu yüzden içini dökemez garip.

Gayreti taşımış titrek ellerde
Rıyâkâr suratlar küstah hallerde
Duyarken yapmacık lafı dillerde
O lafı ağzına tıkamaz garip.

Ne birdir ne iki her günü acı
Bir dosttan teselli onun ilacı
Aslında yarası zaten kalıcı
İçinden çıkarıp sökemez garip.

Kafası karışmış kalp allak-bullak
Utanır kendinden bu nasıl ahlak
Eğilip aldığı ızmarit ıslak
Uzansa ateşe yakamaz garip.

02.12.2017

                 Bedri Tahir Adaklı

14 Kasım 2017 Salı

EDEPLİ


İstikbâli ve mâziyi anlattım
Kader bilir bozamazsın demiştim
Hatta andım kulağını çınlattım
Bu sırları çözemezsin demiştim.

Kötü bir şey getirmeden hatıra
Dua için gittim veli yatıra
Duamız var elif üstün ötüre
Hattın yoksa yazamazsın demiştim.

Muhtaçlar var guraba var fakir var
Tekkede bu zakirlerden zikir var
Yobaz sanma aslında çok fikir var
Kızsan bile üzemezsin demiştim.

En mümtaz bir varlıkmış bu insanlar
İki cıhan kıymetini ins anlar
Mevcut ama cisimsiz ruh olanlar
Cinler denir sezemezsin demiştim.

Her maddenin arkasında manası
Tüm varlığın dört unsurmuş anası
Zikir-fikir ûlemanın konusu
Tesbih kopsa dizemezsin demiştim.

Bu meydanlar hiç ustasız kalmamış
Her asırda tecditsiz an olmamış
Yalnız kimse bu deryaya dalmamış
Talim yoksa yüzemezsin demiştim.

Havanda su döver durur cehalet
Adet olmuş dünya işi bu halet
Tevhid için varın edin dehalet
Edep görsen azamazsın demiştim.

13.11.2017

                   Bedri Tahir Adaklı

7 Kasım 2017 Salı

KIRILANLAR


Fırtınalar kanat vurur dallara
Bağlar viran dağda boran görürsün
Âşıkâre toz savurur yollara
Üfürmüş mü deyip soran görürsün.

Darbe vurur düşer kolu kanadı
Mahzun âşık fırtınayı kınadı
Yaraları damla-damla kanadı
Her yüreği candan saran görürsün.

Kader elbet böyle yazar alına
Gülün rengi desen olmuş şalına
Boynu bükük bir goncanın dalına
Bir ok atıp gülü vuran görürsün.

Bülbül bundan bizar olur yakınır
Diken var mı diye biraz bakınır
Hiddeti var hırslı endam takınır
Haksızlığa karşı duran görürsün.

Ey hayali arkadaşım bak hele
Yardımcı ol insafını al ele
Suç kimdedir rastlar isen delile
İnsafsızdan dallar kıran görürsün.

Nice maşuk meydan görmüş ezeli
Vefasız ve nazlı olan güzeli
Dalından her ayrı düşen gazeli
Çorak etse bağı viran görürsün.


05.11.2017

                Bedri Tahir Adaklı

13 Ekim 2017 Cuma

Kanatlarımız


Sevgilerin uçuştuğu
Sevda bahçeleri vardı
Ruyalar gibi
Koşup neşelendiğimiz
Rengârenk çiçeklerin sıralandığı
Söğüt ağacı gölgelerinde

Asılı salıncağımız
Hem bizi hem de söğüdü
Sallıyordu
Çiçeklerin üzerinden uçarak

Yağmur damlalarını seyreden çiçekler/
dalgasız deryaların derinliklerinde  
Ve hatta mavi göklerde kaybolan/
kahkahalarımızı da seyrediyorlardı

Saklı-gizli bakışların/
ardındaki sevdalar;
Huzurlu çoşkulardaki
Utangaçlıkarımız bile kanatlıydı

Kelebekler hayran kalmışlardı
Uçuşan sevgilerimize
Kanat-kanat sevdayı alkışlıyorlardı
Göklere dek
Sevgilerin gittiği yerlere kadar

Bazen salıncak bizi sallar
Bazen de biz söğüt dallarını
Böylece sallanır giderdik
Ta..! İp kopuncaya kadar.

12.10.2017

                 Bedri Tahir Adaklı

10 Ekim 2017 Salı

Kördüğüm


Nasıl bir âlem bu gezip gördüğüm
Adeta yolculuk edermiş gibi
Zaman ki muamma sanki kördüğüm
Meçhul bir el var da güdermiş gibi

Ölüm şu kabûlüm peki zaman ne
Herkese bulsak da önce bir anne
Âdem’le Havva’yı bilmez divane
Anneden anneye mâdermiş gibi

Bir başka boyuta ruhunu atsak
İnsanı ölüm hiç eder mi tutsak
Hele biz ölmeden devamlı yatsak
Şu hayat dünyaya medarmış gibi

Görünür dünyanın sağıyla solu
Zerreden semaya hayatla dolu
Heryerden geçse de ölümün yolu
Sanırız mezara kadarmış gibi.

Şaşırır insanlık olup bitene
Acılar dokunsa hayattar tene
Bu öyle, bir yol ki kabre girene
Ölümsüz yerlere gidermiş gibi.

10.10.2017

                  Bedri Tahir Adaklı

5 Ekim 2017 Perşembe

HIÇKIRIK

Kalbimi tutup da
Savurduğun zamandı

Mahcubiyet yüzünden
Düşürmüştüm yüzümü yerlere
Ellerim de böğrümde
Kenetlenmişti hüzünden

O şaşkın halime sarılırken ayrılık
Teselli edercesine
Artık yalnız değildim
Yüz çevirmiştim boşluğa
Ayrılıkla biz beraberdik şimdilik

Ellerim ellerini kovaladığı gibi
Günler de birbirini öyle kovalıyordu
Zaman su gibi akıp gitsin diye

Beddualar hıçkırıklarım
Âminler gözyaşlarımdı
Hatta damlaları kadardı belkide
İçimde kırıklarım

Hüznün kaynağı
Hasretin eşiğinde kalmıştı
Azar işittiğimde
Başlamıştı tebessüm yasağı

İniltilerle ümitsizliğe gülmüştüm
Düşerken yanlızlığın kollarına
Olan olmuştu bir kere
Sensizliğin girdabında
Göz göre-göre ölmüştüm…

27.09.2017

                 Bedri Tahir Adaklı

28 Eylül 2017 Perşembe

HİLE



En büyük hiledir hilesiz olmak
Mademki öyledir verdik kötüye
Değil mi gayemiz çilesiz olmak
Aksini kim yapmış yorduk kötüye

Herkesin kârıdır verdiği değer
Dürüstçe davranmak güzelmiş meğer
Bak işin ters gider dönersen eğer
Ne dersin diyerek sorduk kötüye.

Ne geçer eline ne olur sanki
Bu kötü davranış yanlış inanki
Hileli söz bile zaten yalan ki
Hatayı dolayıp sardık kötüye.

Hileyle kazansan altın lirayı
O kârdan daha çok açar arayı
Şartları bu değil yolma yarayı
Hileli ne varsa yerdik kötüye

Demek ki dürüstlük en karlı iştir
Hileli davranış çok boş görüştür
Hilesiz birçok iş kara giriştir
Doğruluk sopasın vurduk kötüye.


27.09.2017

                  Bedri Tahir Adaklı

25 Eylül 2017 Pazartesi

EDEP


Bina-i muhabbet yıkıldı kaldı
Hislerde bozukluk düzelir sandık
Fazilet gülleri döküldü kaldı
Bahçede otları azalır sandık.

Ne sevgi ne saygı filizsiz budak
Eskiden verirdik binlerce adak
Yaşlının eline konmuyor dudak
Kusurlu bir genci ezilir sandık.

Hastalar mağdurlar kale alınmaz
Bekleyen yaşlının zili çalınmaz
Bozulma sebebi neden bilinmez
Eğitim diyarı gezilir sandık.

Bu suça bir tokat atsa bir veli
Karşılık şiddetli sanki o deli
Edepsiz oluşu söylüyor hali
Nasihat sonucu büzülür sandık.

Kaşarlı suratta kızarma olmaz
Şu dünya fanidir kimseye kalmaz
İlahi emir ne okuyup bilmez
Azap var deyince üzülür sandık.

22.09.2017

                Bedri Tahir Adaklı

11 Eylül 2017 Pazartesi

Huzurda Huzur



Zahirden batına geçmeden gönül
Berzahı zorladı takıldı kaldı
Manevi şerbeti içmeden gönül
Lezzeti fark etti yıkıldı kaldı.

Gecenin gülüşü verir karalık
Huzurda huzur var canda duruluk
Hicabın nehyine gözü aralık
Ederek gördü de sıkıldı kaldı.

Dönerek pervane açtı gözünü
Nurlarla kaplanmış benlik özünü
Dokunan anlıyor gerçek yüzünü
Alevle tutuştu yakıldı kaldı.

Yüzyüze gelse de çihetler kayıp
Kalbini düşündü sınırsız sayıp
Belki çok kusurlu belki de ayıp
Diyerek zerreler döküldü kaldı

İhtişam manada maddeden öte
İhtiyaç kalmıyor kemikle ete
Ateşsiz rükûda yan tüte-tüte
Huzurda olunca büküldü kaldı.

10.09.2017
                  Bedri Tahir Adaklı



Barış

                  Barış

Hamiyet hissini kaybetti herkes
Ne olur yeniden yarış başlasın
Güzeli gösteren gönülde mâkes
Bulsun da kökleşen görüş başlasın.

Nâmerde katiyen etme müdâne
Toprağa ektiğin sevgiden dâne
Kurutma fırsat ver açsın güldâne
Dalları gül sarsın veriş başlasın.

Dostluğu temsilen elde meşale
Her gönül taraftar olsun bu hâle
Dursa da önünde çelikten kale
Elmastan kılıçla vuruş başlasın.

Kalpleri kırılmış ciğeri yanmış
Düşmanı dost bilmiş yardımcı sanmış
Kim varsa kalleşce kana bulanmış
Arıtın yarayı sarış başlasın.

Gördük ki arkadan kuyular kazan
Haince bahtına fermanlar yazan
Hoşgörü gösteren her şahsı ezen
Düşmanı defeden duruş başlasın.

Dosteli uzansın herkese birden
Arınsın katilin elleri kirden
Kalpler var belki de paslı demirden
İmânla erit ki barış başlasın.

09.09.2017

                  Bedri Tahir Adaklı

4 Eylül 2017 Pazartesi

KIRIK TESTİ


Birine sormuşlar nedir bu halin
Demiş ki sadece hasta gibiyim
Demişler çok fena solmuş cemalin
Demiş ki derdimden yasta gibiyim.

Yüksekce içinden tiz bir ses çıkmış
Nağmeye benzeniş çağlayıp akmış
Nedir o ateş mi kor gibi yakmış
Demiş ki feryattan beste gibiyim.

Düşünün bir bağın gülleri solmuş
Yardıma gelmeyen oyuna dalmış
Sadece gülü yok dalları kalmış
Demiş ki gülsüz bir deste gibiyim.

Aşığım, aşk ile doldum ben işte
Çamuru ezilmiş çarpık duruşta
Ümitsiz her usta hep bu görüşte
Demiş ki kırılmış testi gibiyim.

Ne kadar acı var her rengi bende
Kalbimden bir parça kaldı gidende
Çok tezgâh kurmuşum şu has bedende
Demiş ki dert yapan usta gibiyim.

02.09.2017

                Bedri Tahir Adaklı

17 Ağustos 2017 Perşembe

Genişleyen Zaman


Bir geceye binbir rüya sığdırdım
Böyle uzar bu zaman ve bu ömür
Gecelere aydan ziya yağdırdım
Böyle uzar bu zaman ve bu ömür.

Yer ve göğün sahibi sor ne ister
Araştırıp merakını tut göster
Yüzün varsa belki verir bir astar
Böyle uzar bu zaman ve bu ömür.

Güzel gördüm güzel dedim herşeye
Kötü hissi sıkıştırdım köşeye
Nefret değil sevgi versen kişiye
Böyle uzar bu zaman ve bu ömür.

Göklere bak hayretle ve ibretle
Bu sonsuzu var etmiş bir kudretle
Acz ve fakrın anlaşılır nefretle
Böyle uzar bu zaman ve bu ömür.

Madem ölüm öldürülmez görürüz
Dere-tepe kaçsak bile ölürüz
Veren kim miş inan arar buluruz
Böyle uzar bu zaman ve bu ömür.

Olan biten her ne varsa boş değil
Bir ferman var dinlemeye et meğil
Var edenin varlığına tut eğil
Böyle uzar bu zaman ve bu ömür.

Hem uyansam hayal etsem güzeli
Nefretim var kötü şeyi sezeli
Menzildeyim kader yolu çizeli
Böyle uzar bu zaman ve bu ömür.

Boşuna mı var edildi bu âlem
Her ne var ki yazmış onu bir kalem
Saygısıza olmaz mı ki çok elem
Böyle uzar bu zaman ve bu ömür.

İyisi mi biz fermana bakalım
Gönlümüzde kıvılcım var yakalım
Aşkı mi’raç et de göğe çıkalım
Böyle uzar bu zaman ve bu ömür.

13.08.2017

                  Bedri Tahir Adaklı

27 Temmuz 2017 Perşembe

CEHALET


Yaldızlı yıldızaları okudum her gece gökte
Tekrar ettim defalarca.

Bülbüller dergâhına uğrayıp hitabet dersi aldım.
Dinledim, anladım anlattım…

Aktar-ı âlem mekteb-i âlisinde dört yüzbin kitapı,
mütalaa ettim, okudum ve anlayabildim.
Küçücük çekirdek içinde kocaman bir ağacın,
Fihristesine baktım.

Tüm annelerin kalplerinde parlayan,
şefkat derslerini dinledim.
Şefkati sevdim, sevmeyi sevdim anladım birden…

Güllere baktım sonuna kadar,
güzellik dersleri veriyorlardı rayihadan;
ben kitablarının her rengini aldım.
Birkaç defa mütalaa ettim.
Öğrendim anladım hatta anlattım bile…

Gönüller rahlesinde tedris-i aşk eyleyip,
Ezber ettim de manayı fehmettim.
Hatta ağladım, kırıldım-kırdım.

Cehlin abidesini yıktırdılar bana
İnanır mısınız?
Ben cahillik kitabını da okudum.
Onu da bildim ve ne mal olduğunu anladım.

27.07.2017

                 Bedri Tahir Adaklı

KUŞLAR


Ucu kıvrık gagası ters durmuşsa kazara
Öttü diye mor kuşu kafeslere koydular
Sivriltilmiş kurşunu dökmüşlerdi nazar’a
Uçabilen her kuşu kafeslere koydular

Demirden kapak altı aklının bir köşesi
Ucu başı belirsiz eğlencenin neşesi
Sıyrık bir ağaç gibi dipçiğinde kaşesi
Uçması çok zor kuşu kafeslere koydular

Postallar ıkış-tıkış istif olmuş raftadır
Ölüm için yazılan yapışık sır yaftadır
Her kuralın müddeti yıla göre haftadır
Ötmek bilmez bir kuşu kafeslere koydular

Çukurlarda korunur barışların çatısı
Postallarla bozulmuş pantolonun ütüsü
Yaka-paça olmaz mı sadakâtin kötüsü
Gözü-gönlü kör kuşu kafeslere koydular

Etekleri toplamış fareden kaçan ayak
Kurşun sopa elinde tetikle attı dayak
Yumurtası cılk çıkmış bağrışır ciyak-ciyak
Firar etmiş hür kuşu kafeslere koydular.

23.07.2017

                Bedri Tahir Adaklı

17 Temmuz 2017 Pazartesi

İki Ayrı Ruh


                 İki Ayrı Ruh

Öfkesi vatan olan hain bunu anlamaz
Bu iş için can veren kurbanlık koçumuz var
Nefreti iman olan hiç bir dini anlamaz
Bakın biz sataşmayız demek ki suçumuz var.

Kurbanları görünce nefreti artar birden
Koyun der cümlesine ayırmaz onu erden
Domuz demez er ona derse ölür kederden
İman-küfür beyninde ters görüş açımız var

Hak hiç kılıç çekmedi bu gördüğü gürûha
Ak dediği ne varsa karadır diğer ruha
Tefessüh etse bir kalp fışkırmaz mı ceriha
Batıla sessiz kalan tertemiz içimiz var

Zülfüne kan bulaşmış şahadet kılıncından
Son nefesi verirken ayrılmaz bilincinden
Tevhidi bayrak etmiş yaşlısından gencinden
Cennetin sofrasına yönelen aç’ımız var.

18.07.2017

                  Bedri Tahir Adaklı

16 Haziran 2017 Cuma

Kimin Dostusun


Şifreli kâfirlerin deşifre oldu çoğu
Lanetlemez zalimi mazluma insafı yok
Tefessüh etmiş içi bilmem kimin çocuğu
Yürekten sadır olan hiçbir kutsi lafı yok

Ulan dürzü malum ki muhalifsin dindara
Kına yakmak âdetin düşmüşse biri dara
Küçük bir yanlış görse etmek ister madara
Halktan yana görünür cemaatte safı yok.

Artık açık oynuyor herbiri oyununu
Yardımlaşan kimseyi sanmış sakız koyunu
Zanneder götürürler değirmenin suyunu
Sık-sık münâre çalar sokacak kılıfı yok.

Ulan bir gün tutup da dedin mi yazık şuna
Müslüman yandım dese vallah gider hoşuna
Ne de güzel rol yapar kederlenir boşuna
Dikkat edip bakarsan kâfire hilafı yok.

Ağzımı bozacaktım içim hiç kaldırmadı
Onlara söven çoktu ona da aldırmadı
Zaten kaşarlı deyüs, duymuştu çıldırmadı
Ancak bu dakar sövdüm bundan da hafifi yok.

16.06.2017

                  Bedri tahir Adaklı

14 Haziran 2017 Çarşamba

Tek Yönlü Yol


Kim ki şu gidip de dönmeyen yolcu
Sırların ardına saklanan insan
Kahrile yangını sönmeyen yolcu
Ecelin eliyle yoklanan insan.

Bir defa kurulur hayat pazarı
Zamanı harçeder kaçar huzuru
Manevi servete dönse nazarı
Ticâret etmesi beklenen insan.

Sen kendin idama gitmeyi düşün
Bir uçtan bir uca perişan işin
Her anın huzursuz yanacak döşün
Acıya acılar eklenen insan.

Mana-i ismiyle baksa eşyaya
Zaten yol dikenli kendisi yaya
İlgisiz kalmışsa ulvi sedaya
Dayakla-kötekle haklanan insan.

Gönülde yüreğin aşk olup aksa
Bu içte kaynayan nasıl kaynaksa
Masnu’a mana-i harfiyle baksa
O zaman olmaz mı aklanan insan?

14.06.2017
                Bedri Tahir Adaklı
aklılar hiç belli olmaz.


01.06.2017

                  Bedri Tahir Adaklı

SULTANIM


Reis’tir dediler sultan dediler
Belki de haklılar hiç belli olmaz
Gemiyi kurtaran kaptan dediler
Belki de haklılar hiç belli olmaz.

Endamı yerinde çalım yerinde
Ne olur devlette ne var derinde
Görürsün dediler günün birinde
Belki de haklılar hiç belli olmaz.

Ama bir aksilik oldu sanırım
Haksızlık diyorlar ona yanarım
Ben bile üzülür çare ararım
Belki de haklılar hiç belli olmaz.

Aman ha sultanın dikkatli olun
Ne olur bu işe bir çare bulun
Beddua ediyor her mazlum kulun
Belki de haklılar hiç belli olmaz.

Kocası atılmış kadın tıkılmış
Suçluluk çivisi alna çakılmış
Bebeğe biriken sütler dökülmüş
Belki de haklılar hiç belli olmaz.

Vebali büyüktür dikkat ediniz
Derler ki ey sultan haram yediniz
Biz doğru kimseyiz olmaz dediniz
Belki de haklılar hiç belli olmaz.

01.06.2017

                  Bedri Tahir Adaklı

10 Haziran 2017 Cumartesi

Ayna Düşse


Zerreler dizi-dizi yerden ta göklere dek
Üşenmezsen bir dene teker-teker say hadi
Arştan geri dön de sen kesretten teklere dek
Konuşurlar gürsesle kulak ver de duy hadi.

Kıymetsiz deme sakın toprak bizim aşımız
O kadar canlı var ki gene yoktur eşimiz
Ayna düşse yerlere gizlenir güneşimiz
Çıkmış olsa aynadan al yerine koy hadi.

Kaderin kaleminde ne olacak gizlidir
İnsanda aynadarlık her canlıdan fazladır
Canlılar cansızlardan vazifede özlüdür
Mademki senin değil tut canına kıy hadi

Hayalden hızlı gitsek, göğün yok ucu başı
Büyüğün küçük kadar kolay olur her işi
Kartal gururlanmasın sineğin de var döşü
Kudreti görüyorsun O ne derse uy hadi.

Sırat denen köprüde üç vaziyet görünür
Çıkıştan sonra düzlük inişinde yürünür
Selametle kim geçti mutluluğa bürünür
Çıkış düzlük biraz zor inişinde kay hadi.

02.06.2017
                   Bedri Tahir Adaklı
haklılar hiç belli olmaz.


01.06.2017

                  Bedri Tahir Adaklı

SULTANIM


Reis’tir dediler sultan dediler
Belki de haklılar hiç belli olmaz
Gemiyi kurtaran kaptan dediler
Belki de haklılar hiç belli olmaz.

Endamı yerinde çalım yerinde
Ne olur devlette ne var derinde
Görürsün dediler günün birinde
Belki de haklılar hiç belli olmaz.

Ama bir aksilik oldu sanırım
Haksızlık diyorlar ona yanarım
Ben bile üzülür çare ararım
Belki de haklılar hiç belli olmaz.

Aman ha sultanın dikkatli olun
Ne olur bu işe bir çare bulun
Beddua ediyor her mazlum kulun
Belki de haklılar hiç belli olmaz.

Kocası atılmış kadın tıkılmış
Suçluluk çivisi alna çakılmış
Bebeğe biriken sütler dökülmüş
Belki de haklılar hiç belli olmaz.

Vebali büyüktür dikkat ediniz
Derler ki ey sultan haram yediniz
Biz doğru kimseyiz olmaz dediniz
Belki de haklılar hiç belli olmaz.

01.06.2017

                  Bedri Tahir Adaklı

23 Mayıs 2017 Salı

Ebede Giden Yol


İstikbal büyükçe sanki bir kabir
Ölümü bekleyip dururuz hergün
Alarak götürür herkesi bir-bir
Cenaze sırtlarda yürürüz hergün.

Acaba bu halden korkmak mı gerek
Ölümü yokluğa gidiş diyerek
Bilinmez nasıl şey deyip ürkerek
Ölümü ölümden sorarız hergün.

Ne demek bu hayat ne demek ölüm
Zannetme tesadüf zannetme zulüm
Tesadüf değilmiş söylüyor ilim
Demeyip korkudan eririz hergün.

Ölümün hayattan çok daha fazla
İstegi var amma görünmez gözle
Alan var ruhları büyük bir hızla
Görünmez o eli görürüz hergün.

Mevcudat çok güzel herşey sanatlı
Yerlerde yürüyen veya kanatlı
Az acı çekse de netice tatlı
Deyip de cenneti ararız hergün.

Elbette Gönderen döndürür geri
Cennete gitmenin yolu ve yeri
Deyip de kabrine giren bir eri
Güvenli bir ele veririz hergün.

23.05.2017

                 Bedri Tahir Adaklı