27 Temmuz 2017 Perşembe

CEHALET


Yaldızlı yıldızaları okudum her gece gökte
Tekrar ettim defalarca.

Bülbüller dergâhına uğrayıp hitabet dersi aldım.
Dinledim, anladım anlattım…

Aktar-ı âlem mekteb-i âlisinde dört yüzbin kitapı,
mütalaa ettim, okudum ve anlayabildim.
Küçücük çekirdek içinde kocaman bir ağacın,
Fihristesine baktım.

Tüm annelerin kalplerinde parlayan,
şefkat derslerini dinledim.
Şefkati sevdim, sevmeyi sevdim anladım birden…

Güllere baktım sonuna kadar,
güzellik dersleri veriyorlardı rayihadan;
ben kitablarının her rengini aldım.
Birkaç defa mütalaa ettim.
Öğrendim anladım hatta anlattım bile…

Gönüller rahlesinde tedris-i aşk eyleyip,
Ezber ettim de manayı fehmettim.
Hatta ağladım, kırıldım-kırdım.

Cehlin abidesini yıktırdılar bana
İnanır mısınız?
Ben cahillik kitabını da okudum.
Onu da bildim ve ne mal olduğunu anladım.

27.07.2017

                 Bedri Tahir Adaklı

KUŞLAR


Ucu kıvrık gagası ters durmuşsa kazara
Öttü diye mor kuşu kafeslere koydular
Sivriltilmiş kurşunu dökmüşlerdi nazar’a
Uçabilen her kuşu kafeslere koydular

Demirden kapak altı aklının bir köşesi
Ucu başı belirsiz eğlencenin neşesi
Sıyrık bir ağaç gibi dipçiğinde kaşesi
Uçması çok zor kuşu kafeslere koydular

Postallar ıkış-tıkış istif olmuş raftadır
Ölüm için yazılan yapışık sır yaftadır
Her kuralın müddeti yıla göre haftadır
Ötmek bilmez bir kuşu kafeslere koydular

Çukurlarda korunur barışların çatısı
Postallarla bozulmuş pantolonun ütüsü
Yaka-paça olmaz mı sadakâtin kötüsü
Gözü-gönlü kör kuşu kafeslere koydular

Etekleri toplamış fareden kaçan ayak
Kurşun sopa elinde tetikle attı dayak
Yumurtası cılk çıkmış bağrışır ciyak-ciyak
Firar etmiş hür kuşu kafeslere koydular.

23.07.2017

                Bedri Tahir Adaklı

17 Temmuz 2017 Pazartesi

İki Ayrı Ruh


                 İki Ayrı Ruh

Öfkesi vatan olan hain bunu anlamaz
Bu iş için can veren kurbanlık koçumuz var
Nefreti iman olan hiç bir dini anlamaz
Bakın biz sataşmayız demek ki suçumuz var.

Kurbanları görünce nefreti artar birden
Koyun der cümlesine ayırmaz onu erden
Domuz demez er ona derse ölür kederden
İman-küfür beyninde ters görüş açımız var

Hak hiç kılıç çekmedi bu gördüğü gürûha
Ak dediği ne varsa karadır diğer ruha
Tefessüh etse bir kalp fışkırmaz mı ceriha
Batıla sessiz kalan tertemiz içimiz var

Zülfüne kan bulaşmış şahadet kılıncından
Son nefesi verirken ayrılmaz bilincinden
Tevhidi bayrak etmiş yaşlısından gencinden
Cennetin sofrasına yönelen aç’ımız var.

18.07.2017

                  Bedri Tahir Adaklı