30 Mayıs 2013 Perşembe

Kum Fırtınaları

Bir siyah örtü vardı yüzünde, 
Yıldızlarla yaldızlı, 
Rüyaları bağrında gizleyen gecenin, 

Kaçtıkları yerleri nerden bilsin ki gölgeler? 
Oralar, karanlıkların başladığı tek yerdi, 
Birbirini izliyordu tüm engeller. 

O koca sahralar, dar gelmişti kum tanelerine, 
Çünkü oralarda; ıstırabın ayak izleri vardı, 
Uzaklaşmıştı aydınlığın gözlerinden, 
Işıklar daha yakındı düşlere, 
Bitmeyen çöllerin, ardında durmuştu her biri. 

Kum fırtınaları eserken nedametten, 
Gönül ufkunun ümit sabahında, 
Güneşi bekletiyordu, ısrarlı inatlar, 
Aşk, tulû edecekti, tan yerinden, 
Adım-adım izler vardı, izleri takip eden. 
Kalbin pırıltıları böyle kurtulacaktı esaretten, 

Geceler boyu uykusuzdu hasretler 
Ama tüm ümitleri o saklamıştı içinde, 
Kızarıp bulutlara yansımıştı hasret ışıkları, 
Aşk güneşi sabahın serinliğinden, geceyi kovuyordu, 

Yaldızlı yıldızlar; 
Deryalara dökülüyordu siyah örtüden, 
Suların sırlı pırıltılarındaki eller, 
Teker-teker topluyordu her birini, 
O kadar çoktu ki, 
İzlerin kaybolduğu yerler kadardı, 
Hatta çöldeki, kumlar kadardı, 
Kumlar kadar. 

İzmit 
26.05.2013

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder