6 Mart 2015 Cuma

Dumandan Ordu


Dünyaya gelmişse pişmanlık
Karlara ılık-ılık kan akar
Nefret, kin ve düşmanlık
Soğuğu olsa-olsa bir can yakar

Hicran çok kısa belki bir anlık
Gözleri kapalı ondan karanlık

Kızgın çöldeki virâne ev
Göçtü de mazinin vechi silindi
Ejderha dilinde kıp kızıl alev
O sivri diliyle mizan delindi

İntikam zincirlere vurulmuş
Seslerde boğuk hüzünler
İnsanlık sanki böyle bulunmuş
Tıkalı nefesle çırpınır günler

Gırtlaktan çıkan alev göğü saracak
Dabbet-ül arz, gelip yeri yaracak.

Gökler tam inerken lânetle yere
Altında ezildi beraber güzel ve çirkin
Belki binler belki milyon kere
Hayâlet yurduna düştü belâsı şirkin.

Alev-alev oldu kıvılcım o menhus elde
Yakarak gülüyor dumandan ordu
İçinden sırrı, çıkaran belde
“Ne oldu insanlık” diyerek sordu

Utanmaz bir kelam dolandı dilde
Dedi ki, “insafdan ne kaldı elde”

İzmit
02.03.2015

               Bedri Tahir Adaklı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder