Yaylar
nasıl yaylandı okundan nefes alıp
Doğruluk
fırlatıldı yalanın kirişinden
Gurbette
türkülerden hamamda cümbüş çalıp
Peştemâl
hicap etti hamama girişinden.
Esasında
kalplerde endişe dolu-dolu
Merhem
sanıp çamuru üste-başa sürdüler
Bata
çıka giderken şaşırdı anadolu
Doğruluğa
uzaktan hav-hav deye ürdüler.
Allah’tan
reva mı ki alet ettin bekâyı
Kırık
olan kolunla başına vurmak gibi
Dünya
malı uğruna harcadığın zekâyı
Yılan
seni sokarken sineği kovmak gibi
Al
birini-birine vuruver diğerine
Öyle
ses çıkarır ki, ayırmak mümkün değil
Vınlayıp
da uçan ok saplandı ciğerine
İnsanların
huzuru hayatta ülkün değil.
Başlardaki
başların aklı gelsin başına
İstismar
mesleğinde atbaşı galibiyet
Umrunda
bile değil kan karışsa aşına
Kösele
çehresinde şaşırdı mahcubiyet.
16.05.2015
Bedri Tahir Adaklı
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder