16 Kasım 2016 Çarşamba

İki Kadeh Bir Masa


Her nasılsa düştüm rüzgâr peşine
O gittikçe ben de gittim o zaman
Dere-tepe aşıp geçtim boşuna
Kuş sandılar gökte öttüm o zaman

Ben hep böyle yükseklerde uçardım
Rüzgâr ekip fırtınalar biçerdim
Havadayken gözlerimi açardım
Yere hayran kaldım bittim o zaman

Ne yazık ki rüzgâr dindi ben indim
Hemüt-hümüt bir zeminde bulundum
Çok avare kimse diye bilindim
Şöhretimle bir yol tuttum o zaman

Ama akıl bu yolda yol bulmadı
Dedim ama aklım bile almadı
Bu müşkülü hâl nicedir bilmedi
Düşünmeyi tutup attım o zaman

Aklıma pek güvenmedim aslında
Karar ile kararsızlık faslında
Sormuşlardı ne var eski neslinde
Geri baktım tetkik ettim o zaman

Ruhum ile kalp hâlini fikredip
Kutsal lafzı kabul ile zikredip
Lezzeti var deyip ona şükredip
Manevi bir tadı tattım o zaman

Dünya fani ömür ani olmasa
Ölüm gelip bizi yolda bulmasa
Koy o zaman iki kadeh bir masa
Anasını inan sattım o zaman

10.11.2016

               Bedri Tahir Adaklı

2 yorum:

  1. Hemüt hümüt ne demek acaba? Hemüt kelimesini arastirirken sadece sizin siirinizde ornegini buldum da.

    YanıtlaSil
  2. Mahalli bir kavram, TDK de olmayan bir kelime
    Bir manada EĞRİ BÜĞRÜ gibi ama bu yanlara doğru,
    diğeri engebeli mahal için söylenebilir. Antalya'lı
    bir şair; buna benzer binden fazla kelime bulmuş ve böyle bir çalışması var ve kullanıyor. Ben de ona benzetmek istedim.
    İlmi bir şey sayılmaz. İlginize teşekkürler Slm.

    YanıtlaSil