Anlamaz el âlem; neden el eder?
Eliyle anlattı, dil taktı ele,
Bu hale; bir mana, veren el eder.
Bir remiz bir işmar, bir şeye bakar,
Tutuşmuş ateşin, dumanı çıkar,
Ne kadar fiil var, failden akar,
Fark eden farklıyı, gören el eder.
Bir meyve dalında, bakar insana,
Bu duruş, ve bu hal, ikramdır sana,
Dalında sallanış, derstir alana,
Sendeki isteği bilen el eder.
Hâsılı her şeye, görev verilmiş,
Bir şükür uğruna, yere serilmiş,
Teşekkür etmemek, serbest edilmiş,
Ceza var dikkat et, diyen el eder.
Dal bilmez, el bilmez, tatlar da bilmez,
O halde bilen var, bilen ne demez,
O Bilen’i bilen, inkâr edemez,
Bilen’i seveni, seven el eder.
İzmit
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder