Kaderin kaleminden, asrımıza yadigâr,
Bir garip Üstadım var; bütün ömrü çileli,
Acılar tebessümde, çehresinde bir nigâr,
Ruhumu kirleten o, tozu sildim sileli,
Hisseme gam mı düşmüş, onu bildim bileli.
Nur denilen adına, yasaklanmış rumuzu,
Kimseye soru sormaz, cevaplar; sorumuzu,
Ne tuzaklar kurulmuş, kesmişler yolumuzu,
Peşi sıra koyuldum, hem de gittim gideli,
Kalbim sevgiyle pişmiş, onu bildim bileli.
Birden aklıma doğdu, gözlerim dolu-dolu,
Görüşmek perdelenmiş, kapanmış sevda yolu,
Yüreğim pek mecalsiz, cansız bıraktı kolu,
Keşke gidip göreydim, rüşte geldim geleli,
Ne bitmeyen bir düşmüş, onu bildim bileli.
İnatlar şiddetinden, akılları çelendi,
Resimlerde ilk gördüm, kalbim böyle elendi,
Şükür ki günahlarım, hicaptan perdelendi,
Nefse ait tozları, tuttum sildim sileli,
Akıl kalple vuruşmuş, onu bildim bileli.
Düğümlendi boğazım, ciğerim yandı onca,
Herkesin beklediği, açtı artık gül gonca,
Talihim güldü bana, dört yaprak oldu yonca,
Bahar gibi her günüm, buna güldüm güleli,
Filiz boyunu aşmış, onu bildim bileli.
14/01/2014
İzmit
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder