Bekletme beni artık, sabrımın yurdu hasır,
Akşamın efkârını, takmalı yavaş-yavaş
Ne kadar acıymış bu, yüreğe vurdu nasır,
Başım eller içinde, sıkmalı yavaş-yavaş.
İçimdeki hisleri, duyurmayı isterken,
Rüzgâra nazım geçti, sana doğru eserken,
Habersiz çıkmış yola, vaktinden biraz erken,
Peşi sıra yel olup, çıkmalı yavaş-yavaş.
Bir garip âşığım ben, yanıyor içim dışım,
Düşmüş alev bağrıma, külleri arkadaşım,
Yıllar bitti yanarak, acılar can yoldaşım,
Çareler aramaya, bakmalı yavaş-yavaş.
Mezar çekse yakamdan, aldırmazsın gidersin,
Hele tabuta konsam, uzaktan el edersin,
Kara toprak bağrında, çilem biter mi dersin?
Sanırım yok çaresi, kalkmalı yavaş-yavaş.
Bir göz attım afaka, uzaklarda karaltın,
Zamanım çok değerli, her dakikam bin altın,
Artık sabrım kalmadı, beni fazla bunalttın,
Türbemdeki mumları, yakmalı yavaş-yavaş.
İzmit
09.01.2014
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder