Milyonlar
çiçeği, toplayın hemen,
Serin
de semaya yayılıp gitsin,
Burçları
baharla kaplayın hemen,
Bir
kısmı güneşe, katılıp gitsin.
Hatta
o; çiçekler, dipdiri kalıp,
Melekler
onlardan, sevgiyi alıp,
Yeryüzü
üstünde, insana salıp,
Kalplere
muhabbet, çakılıp gitsin.
Bahardan
öğrensek aşkı sevdayı,
Derinden
derine sessiz nidayı,
Duyursun
kalpdeki, ulvi sedayı,
Bir
küpe olsun da takılıp gitsin.
Nedir
bu nefretle kin ve adavet?
Kâr
etmez sözlerle, yaptığı davet,
Gökteki
bahardan, sonsuz sehavet,
Yağsın
da yerlere, serilip gitsin.
Bir
lokma bir hırka neden yetmemiş?
Bu
serkeş nefiste istek bitmemiş,
Dünyalar
dünyayı tatmin etmemiş,
Hak
meta değil ki satılıp gitsin?
Kimde
o, letafet, kimde incelik?
Eskiden
aşk derdik tam bir hecelik,
Şimdiki
aşka bak, birkaç gecelik,
Böyle
aşk o kalpten, sökülüp gitsin.
İzmit
19.07.2014
Bedri Tahir Adaklı
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder