Geçmişe;
vakitler akarak gitmiş,
Gelecek
gelmedi, o da elde yok,
Gelen
de giden de iftirak etmiş,
Yıkılıp
gitmeyen hiçbir belde yok.
Her
iki cenahın arası çok dar,
Görünen
hayatsa işte bu kadar,
Türbeyi
bekleyen merhum türbedar,
Başınız
sağolsun o da ilde yok.
Daracık
odada, pek geniş ömür,
Duvarlar
aynaysa nura bürünür,
Bir
insan bir oda binler görünür,
Esasta
biri var, o da külde yok.
İç-içe
aynalar meydan bir yerde
Sandım
ki yer geniş duvar ilerde
Çarpınca
anladım kafam içerde,
Yok
olan, çoksa da, o da halde yok.
Ben
ise zamanı, pek geniş sandım,
Gelecek
gelmeden ona inandım,
Geçmişe
akıpta gidene yandım,
Akışa
bak hele, koca Nil’de yok.
Maziye
baktım ki, büyük bir kabir,
O
kadar ölen çok, sayılmaz bir-bir,
Bunları
düşünüp etmeyen kibir,
Bende
yok dese de, o da dilde yok.
İşte
bu, zaman ki önemli konu,
İş-işten
geçti de anladım onu,
Biliriz
bu işin malumdur sonu,
Öyle
bir akar ki, o da selde yok.
İzmit
13.07.2014
Bedri Tahir Adaklı
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder