Arkama
baka-baka, giderken ecelime,
Kalanlara
şaşırdım, ölümsüz gibiydiler,
Acaba
desem mi ki, şöyle birkaç kelime,
Mahmur-mahmur
baktılar, çelimsiz gibiydiler.
Hâlbu
ki gelirken biz; ağlayarak gelmiştik,
Ölümün
varlığını, çok az sonra bilmiştik,
Düşünmek
istemeyip aklımızdan silmiştik,
Hayat
nedir bilen yok, ilimsiz gibiydiler.
Yüreğime
saplanmış, hançer gibi endişe,
Mâni
olan bulunmaz, kabre doğru gidişe,
Derde
deva olsa da, çare yokmuş bu işe?
Gidenleri
seyrettim, elemsiz gibiydiler.
Ufka
artık yöneldim, geçti ömür ufûle,
Nâsihleri
dinleyin; dedim ama nafile,
Bir
yere yazın dedim, aldırmadı kafile,
Kâğıt
pekçok olsa da, kalemsiz gibiydiler.
Çalışıp
çabalayıp, ne bulmuşsa almışlar,
Üstünlük
hevesiyle, rekabete dalmışlar,
Eşya
dolmuş evleri, bak ayakta kalmışlar,
Her
nasılsa gene de, kilimsiz gibiydiler.
İzmit
10.10.2014
Bedri Tahir Adaklı
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder