Duraksız
Yol
Kaçınılmaz
kaçışlarım
Vardı
nedense
O
zaman
Acaba
kaçan ben miydim
Yoksa
hayat mı
Yüksek
dağların kekik kokulu rüzgârları
Eserek
geçiyor yanımızdan
Aşk
kadar yüksek ve ulvi
Sessizliğe
doğru
Çoban
kavalları baharı çağırıyor
Meleşen
kuzulara
Ben
ise mevsimlerden kaçıyordum
Hayat
aklıma gelir diye
Önce
bahar sonra yaz ve sonra sonbahar
Kış
ise beyaz kefenini giyecek,
Mezarsız
ölümlere
Hep
firak hep zeval
Hayat
bu işte
Sonra
durakladım durdum
Duraksız
yollardaki gidişte
Uğuldayan
yanlızlığımda
Kaçınılmaz
kaçışlar vardı
Bazen
kendimden
Bazen
hayattan işte
Tufandan
kaçan gemi gibi,
Hep
kaçış var bu görünüşte
Ama
Cebel-i Cud’a oturmuştu gemi
Tufandaki
bitişte
Çepeçevre
kuşatılmış
Maniler
ve gizli sınırlar vardı
Yer
ve göklerdeki
Kaynayan
ve kaçışan direnişte
Dedim
ya işte
29.10.2014
Bedri Tahir Adaklı
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder