16 Kasım 2014 Pazar

Duraksız Yol

Duraksız Yol

Kaçınılmaz kaçışlarım
Vardı nedense
O zaman

Acaba kaçan ben miydim
Yoksa hayat mı
Yüksek dağların kekik kokulu rüzgârları
Eserek geçiyor yanımızdan
Aşk kadar yüksek ve ulvi
Sessizliğe doğru

Çoban kavalları baharı çağırıyor
Meleşen kuzulara
Ben ise mevsimlerden kaçıyordum
Hayat aklıma gelir diye

Önce bahar sonra yaz ve sonra sonbahar
Kış ise beyaz kefenini giyecek,
Mezarsız ölümlere

Hep firak hep zeval
Hayat bu işte

Sonra durakladım durdum
Duraksız yollardaki gidişte

Uğuldayan yanlızlığımda
Kaçınılmaz kaçışlar vardı
Bazen kendimden
Bazen hayattan işte

Tufandan kaçan gemi gibi,
Hep kaçış var bu görünüşte
Ama Cebel-i Cud’a oturmuştu gemi
Tufandaki bitişte

Çepeçevre kuşatılmış
Maniler ve gizli sınırlar vardı
Yer ve göklerdeki
Kaynayan ve kaçışan direnişte
Dedim ya işte

29.10.2014
               Bedri Tahir Adaklı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder