4 Temmuz 2015 Cumartesi

Çaresizlik


Gül kokusu taşıdım inişimde günlerce
Yüzümü sürüyüp de ırmak olup çağladım
Köşe-bucak dolaşıp geçişimde binlerce
Taştım da hüzünlerle dolup-dolup ağladım.

Hazan yüklü hislerden sıyrılıp bulutlara
Çıkıp da boyun büktüm el açıp umutlara
Şeytana kulak veren nefsimdeki putlara
Mağlup düştüm çok def’a naçar kalıp ağladım.

Hoyratça tırmık-tırmık gülbahçesi taranmış
Sevda eri bülbüller medet için aranmış
Mumlar yanıp tükenmiş tahtalara dayanmış
Eridim damla-damla sesi salıp ağladım.

Yürü dedim kendime hakkın ardından yürü
Mecalsiz gelenleri tut da kolundan sürü
Yeryüzü kanağlıyor neden zalim bir sürü?
Sorup durdum kendime dalıp-dalıp ağladım.

Başkasının dertleri içimde sızım-sızım
Hissettim gene ama neden böyle arsızım
Hak benim olsa bile gaspeden bir hırsızım
Bir cebimden bir cebe koydum çalıp ağladım.

Şahlanır zannetmiştim içimdeki hisleri
Menfaatim uğruna kaldıramam hırsları
Model bir insan diye buluverdim hasları
Bu sefer sevincimden, vecde gelip ağladım.

03.07.2015

               Bedri Tahir Adaklı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder