Gül
kokusu taşıdım inişimde günlerce
Yüzümü
sürüyüp de ırmak olup çağladım
Köşe-bucak
dolaşıp geçişimde binlerce
Taştım
da hüzünlerle dolup-dolup ağladım.
Hazan
yüklü hislerden sıyrılıp bulutlara
Çıkıp
da boyun büktüm el açıp umutlara
Şeytana
kulak veren nefsimdeki putlara
Mağlup
düştüm çok def’a naçar kalıp ağladım.
Hoyratça
tırmık-tırmık gülbahçesi taranmış
Sevda
eri bülbüller medet için aranmış
Mumlar
yanıp tükenmiş tahtalara dayanmış
Eridim
damla-damla sesi salıp ağladım.
Yürü
dedim kendime hakkın ardından yürü
Mecalsiz
gelenleri tut da kolundan sürü
Yeryüzü
kanağlıyor neden zalim bir sürü?
Sorup
durdum kendime dalıp-dalıp ağladım.
Başkasının
dertleri içimde sızım-sızım
Hissettim
gene ama neden böyle arsızım
Hak
benim olsa bile gaspeden bir hırsızım
Bir
cebimden bir cebe koydum çalıp ağladım.
Şahlanır
zannetmiştim içimdeki hisleri
Menfaatim
uğruna kaldıramam hırsları
Model
bir insan diye buluverdim hasları
Bu
sefer sevincimden, vecde gelip ağladım.
03.07.2015
Bedri Tahir Adaklı
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder