10 Kasım 2015 Salı

Duraklay/anlar


Şuracıkta şıkışmış küçük bir zaman vardı
Kurcalayıp çıkardık kırılmış gibi sanki
Nağmeden kaçıp düşmüş resimde keman vardı
Yay ayrı keman ayrı darılmış gibi sanki.

Tecessüm eder nağme yay kemana sürünür
Hüzünlü yanık ağıt, bu karede görünür
Hayalinle dinlersen sesler birden dirilir
Kalpte bir sızı başlar yarılmış gibi sanki.

Bir ucu kırık-kopuk, bir ucu sarı leke
Bir tarafı ezilmiş yarı paslı teneke
Yerde bir şal serili yırtılmış çeke-çeke
Çocuklardan birisi, doğrulmuş gibi sanki.

Belki seneler geçmiş bu karenin ardından
İki çocuk sırtında, eller durur kadından
Bu meçhul şahısların bahsederken adından
Geçmişten geleceğe çağrılmış gibi sanki.

İşte resim bir anlık ediverse tahâkkûm
Resim zamana değil zamanlar resme mahkûm
O vakit oradaydım, ama şimdi ben yokum
Deyenin, ruhu resme, sarılmış gibi sanki.

07.11.2015

               Bedri Tahir Adaklı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder