Varımız
yoğumuz bir avuç içi
Onu
da kaybeden ellerim üzgün
Şaşırıp
kadere atmayın suçu
Şu
beni mahveden hallerim üzgün.
Olmadı
ne hüner ne de marifet
Ne
şıklık olmuştu ne de zerafet
Her
zaman bir belâ belki bir afet
Gelmeyi
bekleyen mallarım üzgün.
Tarlada-tapanda
toprağım yarık
Yağmursuz
havadan yürekler buruk
Ayağı
sıkmaz mı kuruyan çarık
Tabanı
yıpratan yollarım üzgün.
Bu
kadar saydığım döktüğüm lâfı
Nazara
alma sen bir takım gafı
O
zaman pek çoktu insanın safı
Tümünü
sarmayan kollarım üzgün.
Yemenin
içmenin neydi o tadı
Cihana
değerdi dostluğun yâdı
Çok
sıkça geçerdi hepsinin adı
Unutup
sustuğum dillerim üzgün.
Şimdi
bak şu hale ne güne kaldık
Mal
aldık mülk aldık belki şan aldık
Dostları
unuttuk dünyaya daldık
Mâzide
kaybolan yıllarım üzgün.
31.10.2015
Bedri Tahir Adaklı
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder