Güneşi
tanıyorum o sıcak bakış ve davranışlarıyla…
Ama
karanlıkların kaybolduğu yerleri bilmiyorum;
Güneş
gelirken hep aynı kapıdan gelir,
Gelirken
de hiç eli boş gelmezdi sağolsun
Elleri
gündüzlerle dolu olarak gelirdi
Gündüz,
gökyüzüyle her zaman yüz yüze olurdu
Onu
biliyorum.
İnanır
mısınız?
Benim
yapmam gerekenleri bana gösterir ve
acı
çekenleri ve çektirenleri bana söylerdi
Ağlayanları
ve ağlatanları da…
Geceler
başkaydı
güneşin
gittiği yerden gelirdi
Çünkü
kapıyı açık bırakırdı güneş
Ağlayanlar,
kayan yıldızlara güvenir niyet tutarlardı
Belki
acılarıımız geçer diye
Ama
gökyüzü çizikler içinde kalır
Dökülen
yıldızları başkaları toplardı
Zaten
cepleri yıldız doluydu onların
Aç
gözlüydüler.
Izdırapların
yeri ise belliydi
Onlar
onların sahibiydi
Gündüzler
görevini yapar
Geceler
ise hep gariplerin ve çaresizlerin mekânı olurdu
Artık
gökyüzünün yüzü, hep çizik-çizik olmuş ve
yüreği
yananların örtüsü olarak görünür olmuştu
O gariplerindi,
çizik-çizik
Gariplerin
ve çaresizlerin…
23.09.2016
Bedri Tahir Adaklı
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder