Aydınlık şehirde karanlık hane,
Gündüze perdeyi çekmiş gibidir,
Gözünde marazı, belki bahane,
Derdini geceye ekmiş gibidir.
Tan yeri ağarır, ufukta sürur,
Ne gece ne gündüz evinde durur,
Kararan efkârı kalbini vurur,
Acıyı içine dökmüş gibidir.
Kendini bırakmış, vücudu halsiz,
Perdeler kapalı ışık mecalsiz,
Dört duvar arası menfezi yolsuz,
Kapıyı-bacayı sökmüş gibidir.
O kimi-kimsesi kalmamış garip,
Bir lokma rızkını kuşlara verip,
Dünyaya kahredip yüzün çevirip,
Acısı ayyuka çıkmış gibidir.
Gözlerde gözyaşı kurumuş gitmiş,
Seneler tükenmiş yaş olmuş yetmiş,
Eski bir maşuku bu harap etmiş,
O yüzden boynunu bükmüş gibidir.
Ey âşık; aşkını, faniye verdin,
Veren’e verseydin doğru ederdin,
Bundandır tahkirle azaba erdin,
Cezası yüreğe çökmüş gibidir.
İzmit
05.03.2014
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder