Camlar kırık ocak başı rüzgârlı,
Esintiler o külleri güldürür,
Ninem der ki, soğan aşı pek kârlı,
Kaşık tutan nur elleri güldürür.
Otururuz tencerenin başına,
Tahta kaşık dalar soğan aşına,
Ninem mutlu, koştururken işine,
Ahşap evde, temelleri güldürür.
Sofra kalkar millet bağa gitmeli,
Herkes der ki bugün işler bitmeli
Çoluk çocuk biraz yardım etmeli,
Alın teri, emelleri güldürür.
Büyük-küçük akşam eve döneriz,
Her birimiz bir köşeye sineriz,
Yorgun-argın yine sohbet deneriz,
Bu halimiz tüm dilleri güldürür.
Aç kalsak da üşüsek de mutluyduk
Bilirdik ki aynı Rabb’in kuluyduk,
Başkasına ne çok gözü suluyduk,
O gözyaşı gönülleri güldürür.
Şimdi var mı başkasına ağlayan?
Az da olsa garipleri kollayan,
Hain pek çok, artık bunlar pek ayan,
“Aşka” düşman meyilleri güldürür.
İzmit
16.03.2014
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder