19 Ocak 2013 Cumartesi
Diyâlog ve İrşad
Zülcenaheyn ulâma, kolay kolay bulunmaz,
Dünya ilmi bilenler, mana ilmi öğrensin.
İki ilmi olanın karşısında durulmaz,
Tek kanatla uçanı, bilmeyenler öğrensin.
Mü’min olan kimseye bu, ilahi bir ihsan,
Müslüman’a hakaret ediyorsa bir insan;
Cevaz veren kimseyi, bulamadım diyorsan,
Kimler tahkir edilir? Bilmeyenler öğrensin.
Gayr-i Müslim diyârı, nasıl olsun Müslüman?
Tebliğ için gidene, kelp diyenden, el aman,
Bu söylenen kem sözle, sanki oldu kahraman,
Şu cür’etkâr kervanı, bilmeyenler öğrensin.
Allah deyen ihlaslı, her mekana girenler,
Asıl benim, müttâki gayrisi it deyenler;
Mü’mine diş bilemez, fakat gıybet ederler.
Muarız-ı Kuran’ı bilmeyenler öğrensin.
Suçladığı mü’minin, suçu nedir bilinse,
Bir yanlışı bulunup, sonra tahkir edilse,
Suçu şahsî olup da, umum için değilse;
Bu tarzda ki fetvayı, bilmeyenler öğrensin.
Gayr-i Müslim- Müslüman, diyalogda kaide;
Sûre’lerin içinde; sûre’lerden Maide;
Seksen iki ayeti okur ise, faide,
Düsturlardan çoğunu bilmeyenler öğrensin.
Ben ki zaten cahilim, hakikatten habersiz,
Müslüman’dan yanayım, olsa bile değersiz,
Kafir eşek kaynıyor, hem de zıplar semersiz,
Semerleri döven var, bilmeyenler öğrensin.
27.08.2008
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder