26 Ocak 2013 Cumartesi

Her Türlü


Kıvılcım düşünce, ceylan kaşına, 
Yangını başlamış, hârı bir türlü, 
Sevdanın çırası, çakmak taşına, 
Dokunup başladı, sönmez bir türlü. 

Bitmeyen gecenin, menfur sabâhı, 
Hasretin sızısı, ince bir âhı, 
Yürekten vurmuştu, sevda silâhı, 
Yaranın acısı, geçmez bir türlü. 

Risâlet âsâ’sı sende olsaydı, 
Sihirli aşkları, hemen yutsaydı, 
İçinden çekerek, yere vursaydı, 
Gene de acısı, bitmez bir türlü. 

Kurtulup uykusuz bitse gecesi, 
Hem sevda zindanı, bunun nîcesi, 
Karanlık hücreler kara peçesi, 
Gecede hiffeti, bilmez bir türlü. 

Kaçarken geceden, yanan âşıklar, 
Zindana sığınıp, giren müştaklar, 
Âdeta zindandır, o’na sevdalar, 
Bu farkı bilemez, görmez bir türlü. 

Sevdânın derdine, derman bulunmaz, 
Bağırıp-çağıran sükûn bulamaz, 
Sadâsı kesilsin, diyen olamaz, 
Ağlayan aşıklar, susmaz bir türlü. 

Kalbini korumak, sana düşüyor, 
Tedbirsiz olana, eller şaşıyor, 
Korunmuş yürek, nasıl yaşıyor? 
Nasîhat etsen de, duymaz bir türlü. 

Mecâzi muhabbet, çâre değildir, 
İzdivaç etmeye, fıtrî meğildir, 
Haddini bilene Rabb’in vekildir, 
Demek ki kadermiş, uymaz bir türlü. 

18.11.2008

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder