24 Ocak 2013 Perşembe

Düz Yoldaki Çukurlar


Gönüller semasında dizilmişti bulutlar, 
Hava, yine kararmıştı.. 

Hayır mıdır, şer midir? 
Fitnelerde şerlerde, 
Esrardan perde midir? 

Bak yine yağmakta; 
Kan damlaları oluk-oluk, 
Doldu artık çukurlar, 
Hele bir nazar et, kurt kaynıyor içinde, 
Bu yanan er midir, 
Yoksa alevden beşer midir? 

Nefretin ucu çelik, 
Çivi olup çakılmış, 
Her yürek delik-delik, 

Gaflet bön-bön bakarken, 
Hemen orada yakında, kıs-kıs gülüyordu, 
Kafilelerle fitneler.. 
Çukur yer doldurulmuş, hüzünlerle acıyla, 
İnan ki yükselecek, ta arşın müntehasına, 
Birçok fitne rağmına.. 

Sırtını güvenle, toprağa verdi artık, 
Yüzler semâya döndü, 
Avuçlar da dönsün diye üstelik.. 
Ta bulutlar üstünü, tabutlarla kararttık 

Ardından sular dökülsün, bu giden kafileye, 
Bir buhurdan gözyaşı ver, bin hasretin eliyle, 
Umutlar filiz verir demişti, sanki esrarlı bir seda, 

Çukurdan Çukurca’dan, 
İşte bu halin, susturulmaz diliyle.. 
O vakur endamında bulunuyor bu eda. 

Kocaeli 
20.10.2011

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder