27 Ocak 2013 Pazar
İstikbâl Endişesi
Beklenen bir kederin, tasavvuru kedermiş,
Baktım ki meçhul bana, endişeyle beklerim.
İstikbal endişesi, gelişinden betermiş,
Tükenen umuduma bir mu’cize beklerim.
Ölümün soğuk yüzü, neden böyle korkutur?
Bu işin son anında, hiçbir umut yokmudur?
Gidilen yer bilinse; bu korkuyu durdurur,
O yeri gösterecek, bir mu’cize beklerim.
Çıkacak ruhum benim, bu bedenden süzülüp,
Ne hale geldim bakın, iki büklüm büzülüp,
Çırpınsan faydası yok, kahr-ı karar üzülüp,
Gönlüme su serpecek, bir mu’cize beklerim.
Âhiret denilen yer, acep nasıl bir yermiş?
İnançsız o kimseler, bağırarak gidermiş,
İnanmak güzel bir şey, âlâkaya değermiş,
Korkmadan gitmek için, bir mu’cize beklerim.
Dünyaya, ben kimseye, danışmadan gelmişim.
Her şeyi, şaşılacak, bir kıvamda bulmuşum,
Duygular karşılığı, verileni bilmişim,
Bu hâli idrak için, bir mu’cize beklerim.
Bu sanat eserleri, kendi bu tarz olamaz,
Her canlı lezzet için böyle bir dil bulamaz,
Acaba veren kimdir? Deyip böyle soramaz,
Bu garip ahvâl için, bir mu’cize beklerim.
Baktım ki bu işlerin, bir sahibi bulunur,
Tesadüf değil elbet, yoksa nasıl durulur?
Kainat Sahibi’nin binbir ismi bir’i NUR.
Verecek kararına, bir mu’cize beklerim.
16.09.2008
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder