19 Ocak 2013 Cumartesi

Cana Can Katanlar


Binler dilek ve temenni ile 
Mâzi derelerinden, istikbâlin; 
Sıra dağlarına, oradan da zirvelere yürüyen, 
Hemen meyve vermeyi düşünen, 
Körpe fidanların; 
Gayesidir bu.. 

Bahtı karaların en kara günlerinde 
Süfehânın sefih sofralarında sunulan 
Zehirli balların, şifa diye anıldığı, 
Saf ve berrak kalplerin yanıldığı, 
Çaresizlere, çare götürenlerin, 
Dalından kopmuş güllerin; 
Gayesidir bu.. 

Yarlarda, derelerde ve uçurum karartılarında, 
Kalan, kirli-paslı çamurların, rayıha sanılıp, 
Üste başa sürülen çamurlarını, 
Süslülerin pisli hayatlarını, 
Muhabbet menba’ının kurnalarından akan, 
Billur sularıyla yıkamak, 
Temizleyip paklamak, 
Bunu meslek ve meşrep haline getirenlerin 
Gayesidir bu.. 

Sokmaktan zevk alan yılanlardan, 
Severek, zehir alıp da inleyen, 
Zehri, zehir diye bilmeyen, 
Yine yola gelmeyenlere bile elini uzatanların; 
Gayesidir bu.. 

Ne büyük bir sevda ki bu, 
Hedefi, matlubu; 
Canları alıp da, cananlarıyla zirvelere taşımak, 
En kara günlerde; ruhları karartılan en karalıları dahi; 
Kar gibi beyaz sarıklarını sarmış, 
İstikbalin tepe ve doruklarında, 
Aşk sancağını dikip, altında toplamak isteyenlerin; 
Gayesidir bu.. 

O’nu O’na götüren, çalımlı kalplere, 
Medet resan olan, iksirin iman diye çalınan, 
Gayesinin mayesidir bu.. 

İzmit 
17.04.2012

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder