19 Ocak 2013 Cumartesi

Derde Dûçârım


Ne malın, ne mülkün, kârı bulunmaz, 
Elemi bitmeyen, derde düçârım. 
Yılanlar sokarken, sinek kovulmaz, 
Onulmaz bir yâre, aşka dûçârım. 

Aslında kapıldım, akan o nehre, 
Tebessüm etse de, masum bu çehre, 
Müstâhak olduğum, ancak bî-behre, 
Sellere gark eden, aşka dûçârım. 

Alınıp-satılan mal mı hasretim? 
Dağlardan altınım olsa servetim, 
Parmaklar ısırtan bir de hayretim, 
Kârsız bir ticaret, aşka dûçârım. 

Derûni dünyamda, feryat oluştu, 
Kırbaçlar şakladı, tende buluştu, 
Tehâcum eyledi, kalbe doluştu, 
Her ânı işkence, aşka dûçârım. 

Kavrulan çöllerde serap görse de, 
Bir ümit belirse sürur verse de, 
Yüzerek bu başım nehre girse de, 
Susuzluk gidermez aşka dûçârım. 

Azabın hikmeti, veren Hakîm’de, 
Fazlından ikrâmı, olur Kerim’de, 
Bilemem çaresi, hangi hekimde, 
Umudu olmayan derde, dûçârım. 

Umutsuz bir dert’se, çekip atsana, 
Güzeli fark etmez, bir göz taksana, 
Yolunda giderken, yere baksana, 
Dedirten.! Bir muzur aşka dûçârım. 

14.09.2008

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder