19 Ocak 2013 Cumartesi

Deve Kuşu


Ölüm bizi bekliyor, yerini bilmiyoruz, 
Biz bari bekleyelim, vereni biliyoruz. 
Ölümü düşünmemek, ölüme çâre değil, 
Hatta onu düşünmek onmayan yâre değil. 

Bir hikâye anlatsam, beni dinler misiniz? 
Hikâye biter bitmez, kim bilir ne dersiniz? 
Deve kuşu, suâle; ben elbet kuşum demiş, 
Uçsana deyenlere; deveyim deyivermiş. 

Develer yük götürür, deyip ısrar etmişler, 
Bu sefer kanat açmış, meğer kuş’muş demişler, 
Ancak böyle kurtulmuş, her iki müşkül işten, 
Mümkün müdür kurtulmak, hem yokuş hem inişten, 

Demişler; neden böyle neş’elisin her zaman? 
Ölüm bir bitiş ise, teessürden el aman. 
İhtimal bekâ vardır onun için mutluyum, 
Söylüyorlar duymuşum, biraz da umutluyum. 

Mademki kitapların, varlığını bilirsin, 
İlâhi emirlere, uymalı değimlisin? 
Bu sefer şöyle demiş, ya yoksa bâki alem, 
O zaman o hayatı, yazamaz benim kalem. 

Deve kuşu avcıdan, saklanacak yer bulmuş, 
En iyi çare deyip, kafayı kuma sokmuş, 
İşte bu misâl gibi, güçlüklerden sıyrılmış, 
İlâhi emirlerden, bahâneyle ayrılmış. 

Gaflet kumu mâni mi, avcının görmesine? 
Hiçbir mâni bulunmaz, ölümün gelmesine, 
Ölüm yokluk değil ki, emir Allah’dan gelir, 
Cennete gitmek için, bu yollardan gidilir. 

27.03.2009

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder