10 Şubat 2013 Pazar

Rüyâi Sadıka Mı?


Rüyamı, yakazamı? Artık onu bilemem, 
Menâm’a girdim çünkü, nasıl olsa dönemem. 
Bilemem tüm esrarı, ancak tahmin ederim, 
Hayâlen kanat açıp, yükselerek giderim. 

Çok uzak bir diyarı, nazar edip gezmişim, 
Tahminen gaybî olan, o ahvâli bilmişim. 
Mahşermi? Anlamadım, kalabalık bir diyar, 
Toplamış ahaliyi, tek-tek insanlar sayar. 

Mazîde azap çeken, kara tenli insanlar, 
Belki de ehl-i necat, hem de öyle sananlar. 
Geçmişti inleyerek, hemen herbir zamanı, 
Elbette uçup gider, yananların dumanı.. 

Kaderin hükmü müsbet, zanlar mahfî kalsa da, 
Nihayet biri geldi şaibeli olsada, 
İlgisiz kalınmasın, edilmesin göz ardı, 
Ahir-i zaman geldi, va’d edilen söz vardı.. 

Mazlumlar çok çekmişti, arşa çıktı ahları, 
Kaderde adalet var, hayra döner çarhları, 
Bakarsan işte şimdi, vakti geldi yaklaştı, 
Kötüye buğz edenler, sevinip kucaklaştı. 

Ortada saray vardı, etrafında obalar, 
Bembeyaz saraydaki, para dolu odalar. 
Bir oba bana düştü, dua ettim babama, 
Kara bir adam geldi, buyur ettim OBAMA. 

İnanın geldi zaman, bu da kötü dense de, 
Kötüsü gitti çünkü, kara biri gelse de, 
Biliniz garkad dalı, konuşmaya başladı, 
Ati’de yok olacak, bir milleti haşladı. 

Meğerse rûya imiş uyumuşum divanda, 
Sonra da uyandım ki, gürültü var şu yanda, 
Hayırmı? Bilemedim, bu rûyanın tabiri, 
Diyelim hayır ola, islah olsun kafiri. 

19.11.2008

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder