18 Şubat 2013 Pazartesi
Visal ve Lika
Firakı hiç istemem, kaçarım hem şiddetle,
Fena-fani titretir, bu’diyetden nefretle,
Aşkım-sevdiceğim, iftirak etmemeli,
Tahammül mümkün değil kat’iyen ölmemeli.
Aşkın sekr’i bunları; adem ve yokluk sandı,
Tutuştu kalpler yine aşkın narına yandı.
Baki-beka arayan, lezzeti nasıl bulur?
Zıddına inkılabı şedid cehennem olur.
Zaman ağacında kızardı, yine şu akşam,
Olgun meyve gibi dalında, o ne ihtişam?
Düşer dalından olmuş yumuşak o yüzlerle
Kat’i gider artık, veda ediyor bizlerle..
Akşamı karşılayan elbet gecesi vardır,
Demek bitiş yokmuş, geceye gündüz yardır.
Habbe yere düşerse, kaderi sümbül onun,
Filiz olup açacak, likadır ömrü bunun.
Beka ve lika vakidir, ona kat’i umut,
O visalin lezzeti, cennette olur sûbut,
Aşktır mahbubun bu; iştiyak arzusuna,
Visal olan lezzet, cennet gibi gelir sana.
04.08.2008
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder