18 Şubat 2013 Pazartesi
Tezyinâtın Tesbihâtı
Hakikat haykırıyor, tekzibi mümkün değil,
Böyledir istidadı, bilinmez edasından,
Ayrı, ayrı dillerin, susması mümkün değil,
Masnûat âleminin, geçilmez deryasından.
Desen, desen işlenen, giydirilmiş bu şalvar,
Nakkaş-ı Ezelî’nin; böyle bir nukûşu var,
Kainat yalvarıyor, ne olur sen de yalvar,
Damla, damla göz yaşı, dindirilmez yasından.
Lahûti kelamdır bu, elle dokunduklarım,
Tesbih tânesi gibi, o kutsi soluklarım,
Tecessüm etmiş lisan, mantıklı bulduklarım,
Yıldızlar âleminin, görünmez verâsından.
Tabiat mûcit deyen; ilim ve güç bulmalı,
Takdirden çizgi çekip, kudretle doldurmalı,
Zerrelerden hem hâkim, hem de mahkûm olmalı,
Buldum sanmış divane, insafsız dehâsından.
29.06.2010
Kocaeli
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder