18 Şubat 2013 Pazartesi
Tutuklu
Nasıl anlatılır bilmiyorum;
Hani, güneş doğardı,
Ortalık aydınlanırdı ya,
Her taraf pırıl-pırıl olurdu,
Tıpkı seni gördüğünde;
İçimin aydınlandığı gibi..
Hatta bazı günler, hava kapanır..
Kara bulutlar gökyüzünü doldururdu,
Güne bir kasvet çökerdi ya,
Tıpkı seni üzgün gördüğüm günler,
İçime kasvet çöktüğü günler gibi..
Sonra bir yağmur başlar,
Damla, damla hüzünler yağar,
Tıpkı sana hasret kaldığım günlerde,
Gözlerimden; gözyaşlarının aktığı gibi..
Akşam olur, gün batarken,
Gündüz veda eder ayrılık için,
Sanki büyük bir iftirak başlar,
Tıpkı bizim; ebedi ayrılığımız gibi..
Bazen güneş tutulur, ay tutulur,
Tıpkı benim sana tutuklu,
Tutkun ve tutulduğum gibi..
Sonra her şey çekip gider, dönmemek üzere,
Zaman, ömrüm ve gençliğim gider ya hani..!
Dönmemek üzere senin beni bırakıp,
Çekip gittiğin gibi..
İşte kâinatın hali de böyledir,
Tıpkı bizim hayatımız gibi.
09.10.2011
Kocaeli
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder