18 Şubat 2013 Pazartesi
Umuttan Kanatlar
Ufuk kapısının;
Ardına kadar açıldığı gündü,
Güneşin pırıl-pırıl edasıydı nurlu tan,
Yanında getirdiği umut;
Duvaklı bir düğündü,
San ki, sabah-sabah umut nağmelerini;
İşitmişti ufuktan.
İzzetle elinde tuttuğu kalbinin,
Kıpırtıları vuruyordu billurdan semalara,
Serin bir ferahlık geliyordu karşılığında,
Hislerinin temiz elleriydi sanki, o gözleri..
Bakarak okşamıştı tan yerinin renkli yüzünü,
Birden gözlerini çekti pembe ufuktan,
Dizleri avuçlarını doldurdu boğum-boğum çökerek,
Sessiz bir dünyası mıydı burası çiçeklerin?
Yoksa papatyalarla konuşulan bir yer miydi?
Fısıltılar, umudu anlatıyordu belki de,
Papatyalar mutluydu
O ise umutluydu,
Umut, sanki bir beyaz güvercindi;
Kanatlarıyla çırpınan,
Aşk ise bir sızıydı,
Belki de bir yazıydı,
Ama umudu biliyordu,
Çünkü o beklemekti,
Ama aşk bilinmiyordu,
Zamanın semasında uçuşan,
Kanatlarıyla çırpınıp, yazılardan kaçışan,
O umuttu ve beklemekti,
Zamanla yarışan, bir emekti..
İzmit
25.04.2012
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder