2 Şubat 2013 Cumartesi

Mazlumun Âhı


Ürpertir tenleri ikrarı canda, 
Derinden ses çıktı; gör ah-ı vâhı, 
Emsâli bulunmaz, bu nârı kanda, 
Ruhları boğmakta her ah-ı vâhı. 

Titretir gökleri, yürekse yanan, 
Perişan olmaz mı bu sesi duyan, 
Gökleri çınlatır, içi kanayan, 
Güneşi söndürdü, bir ah-ı vâhı. 

Karanlık başladı yine akşamdan, 
Dolaşır gecede çıralı şamdan, 
Bir feryat yükselir, Halep’ten Şamdan, 
Çöllerin kumları, yer ah-ı vâhı. 

Ta! Yemen, Filistin hatta Mısır’da, 
Zulüm ve zulûmat; tam bu asırda, 
Bir necat bir fereç yok mu bu sırda? 
Var dersen feleğe, sor ah-ı vâhı 

Bir buhran geçirir zaten şu âlem, 
Nerede İslam var orada elem, 
Kıyamet vaktini yazıyor kalem, 
Kâinat çapında der ah-ı vâhı. 

İnsanım demeye dilim varmıyor, 
Hiç kimse yoğurdum ekşi demiyor, 
Ortalık o zaman neden yanıyor? 
O halde, çığlıktan, ver ah-ı vâhı. 

Hepiniz bir sorun; nedir bu tasan? 
İslâm’ın bağrına, kimler miş basan? 
Osmanlı korurken bıraktırırsan, 
Boşuna söyleme, her ah-ı vâhı. 

İzmit 
22.10.2012

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder